Salı, Eylül 12, 2006

Tatil Notlari I - Bruksel


Niye hep cok kisa suruyor bu tatiller yahu. Yine bitti. Dolu dolu bir hafta oldu ama, 8 gune 3 sehir sigdirdik. Ilk duragimiz Bruksel'di. Bruksel'e Cumartesi sabahi indik. Sevgili arkadasimiz Beyhan karsiladi bizi. Bavulumuzu eve biraktiktan sonra fazla oyalanmadan disari ciktik. Once sevimli bir cafede kahvalti ettik. Kahve istedigimizde turk kahvesi fincanindan az biraz daha buyukce bir fincanda gelmesi sasirtti once bizi. Ee buradaki boyutlara gozumuz alismis tabi, buyuk kahve istediginizde yarim litre falan geliyor burada. Bence en guzeli kucuk olmasi, tadi damaginizda kaliyor. Benim gibi fazla kahve tuketmeyenlere yetiyor. Karnimiz da doyunca sehir turu icin hazirdik artik. Beyhan once arabayla sehir turu yapti bize, Royal Palace'a (Palais Royal) ugradik. Kraliyet ailesi burada yasamiyor aslinda, sadece resmi etkinlikler icin kullaniliyormus. Kral ve kralice sehrin disina dogru, yesillikler arasinda bir sarayada yasiyor. Sonrasinda meydana - Grand Place- gittik.

Belcika bira memleketi. 300 kusur bira cesidi varmis, her biranin bardagi da farkli. Meydanda o haftasonu bira festivali vardi. Ben fazla bira sevmem ama gelmisiz o kadar deneyecegiz ya, hepsini bir arada bulmak cok iyi oldu. Farkli renklerde cesit cesit bardaklarda bir suru bira. Birkac tanesini denedik.

Bir de cikolatalari var tabi Belcikanin. Basimizi nereye cevirsek cikolataci cikiyordu karsimiza, cennetti benim icin. Amerikada da bulunabilen Godiva, Neuhaus gibi dukkanlari direk es gecip lokal olanlara yoneldik. Aman hicbirinin hatri kalmasin diyerek 2 ondan 3 bundan suruyle cikolata tukettik Brukselde oldugumuz sure boyunca. Cigerci onu kedileri gibi cikolataci vitrinlerine yapisan beni ayirmak pek kolay olmadi oralardan. Tatile cikarken sucluluk duygumu evde birakiyorum. Bunda cok seker var, o kadar yag yenir mi, su kac kalori haberin var mi gibi ic hesaplasmalarim olmuyor boylece. Oyle olunca sicak cikolata yaninda profiterol siparisi rahatca verilebiliyor, her daim cikolata yenebiliyor:))

Biz meydanda gezinirken Gorkem de katildi bize. Bruksel meydani Town Hall, cesitli lonca binalari (cogu artik cafe/restaurant olmus) ve Fransizca'da kralin evi anlamina gelen ama aslinda hicbir kralin icinde yasamadigi Maison du Roi'den olusuyor. Meydandaki binalar 15.-17. yuzyil arasinda yapilmis. Rivayete gore Town Hall'in mimari Jean Van Ruysbroeck kulenin asimetrik olmasini gururuna yediremeyip intihar etmis. Ne kadar dogru bilemiyorum. Belcikanin unlu cicek halisi da iki yilda bir bu meydanda olusturuluyor. Tam da 2006'a denk geliyormus halinin yapilmasi ama Agustos icinde olmus bitmis, kacirdik.

Cok sevimli cafelerin bulundugu Sablon hosumuza gitti. Antika severlere hitap edecek cok sayida dukkan da mevcut burada. Notre-Dame du Sablon kilisesini gezdik. Kilisenin ozellikle giris kismi ve icerideki vitraylar cok etkileyici. Kilisenin karsisinda Petit Sablon olarak adlandirilan kucuk ama cok guzel bir park var. Parktaki kucuk havuzun ortasinda kim olduklarini sonradan ogrendigimiz Kont Egmont ve Kont Hoorn'un heykelleri var. Bu iki Kont Belcikanin bagimsizligi icin cok cabalamislar ama cabalari Ispanyol Engizisyon mahkemesi tarafindan idam edilmeleriyle son bulmus. Ortada bulunan bu iki heykeli baska heykeller cevreliyor.

Kucuk bir cikolata muzesi bulduk bu arada. Harbi cok kucuktu. Orayi gezip iceride yeni yapilan cikolatalarin tadina bakip ciktiktan biraz sonra ayni sokaktan geri donerken iceri sigismaya calisan kalabalik tur grubunu gorunce zamanlamamizin cok iyi olduguna kanaat getirdik:)

Pek unlu Manneken Pis'i de gorduk. Sevgili Yesim kucuk oldugu konusunda bizi uyarmasaydi buyuk hayal kirikligina ugrardik kesin. Hos ben yine de o kadar kucuk olmasini beklemiyordum, oyleymis:) Hakkinda cesitli hikayeler var, en cok kabul goreni kucuk bir cocugun bir bombanin uzerine iseyerek patlamasini onlemesi ve sehri kurtarmasiymis. Cesitli kiyafetler giydiriyorlar, bunlarin sergilendigi bir yer de varmis. Onu acaip kalabalikti, ancak yan tarafindan fotograf cekebildik.

Tam Muzik Enstrumanlari Muzesi'nin orda manzarasi guzel bir meydan vardi ve fakat ismini hatirlamiyorum. Adini unuttugumuz bu yerleri Beyhan'a tekrar sormamiz lazim:) Muze de cok ilginc gorunuyordu ama bizim orda oldugumuz saatte herhalde kapaliydi.

Rue des Bouches cesitli restaurantlarin oldugu dar ve sirin bir sokak. Sagli sollu siralanan restraurantlar arasinda secim yapmak da zor ama biz ilk gun icin kararimizi daha gelmeden vermistik: Chez Leon'da midye! Secenegi bayagi bol olan bir menu geldi onumuze, hepsi de cok guzel gorunuyordu secene kadar canimiz cikti. Sarapla beraber pek guzel gittiler. Resim cekmek aklimiza geldiginde bos kabuklar vardi onumuzde sadece:)

9 yorum:

Berceste dedi ki...

Yuppiii Bezen donmus :)

Tatilinizin guzel gectigine cok sevindim, diger sehirleri de sabirsizlikla bekliyorum !

dilayra dedi ki...

ohhh, pek güzel pek güzel..
benim için de deja vu oldu:) yalnız söylemeden geçemeyeceğim canımcım, ben 3 ay kalmıştım brüksel'de ve sadece TR'ye dönerken bir arkadaşımın özenle!! sipariş ettiği Godiva çikolatalarından almış ve o anda dükkanda bir tane de tatmıştım.. yarabbim ben niye çikolata tutkunu bir kadın olamadım:((

Yildiz dedi ki...

Bezencim, çikolata canavarlarının cennettine düşmüşsün. Ahhh ne güzel, çok özendim çok :P

Ben de Belçika'ya 1998 yılında gitmiştim 2 günlüğüne sadece, toplantılar dolayısıyla pek bişey anlamamıştım, bir de ilk y.dışı deneyimimdi, ama epey bir çikolata almıştım. İnşallah sizin izlerinizde bir kere daha gitmek kısmet olur oralara.

Merakla diğer yazılarınzı ve fotograflarınızı bekliyoruz.

Sevgiler.

Selena dedi ki...

hosgeldiniiiz, valla Bezen'im kendi anilarim depresti seninkileri okurken. ben sansli olaraktan cicek haliya yetismistim. sene 2000. ve ben daha once uyarilmadigim icin iseyen veledi gorunce "bu mudur?" olmustum!!! tam leona gidip midye yememis olamazlar diye dusunurken onu da gorup mee'ledim. ben deee... cogu insanin aksine ben brukseli sevmistim. bence rahat yasanacak bir sehir. tabi yaz sartlarinda:DDD

Hakan İŞSEVENLER dedi ki...

Hoşgeldiniz Hizdistan Cevizleri Umarım iyi eğlenmişsinizdir ki öylede görünüyor zaten :) Parisi Bekliyoruz sabırsızlıkla Selamlar,

beyyan dedi ki...

Siz yine gelin, yine yiyelim cukulatalar.. di mi bezencim; kariyer de yapcas, cocuk da, gobek de, Prag'a gezi de. Canimiza degsin:)Opuyorum ikinizi de.

Yeşim'in Mutfağı dedi ki...

Hoşgeldiniz,ben bu ara fransızca kursuyla uğraştığımdan sitenize yeni bakabildim, eğlendiğinize sevindim. Şansınıza hava da güzeldi değil mi? Diğer şehirleri ben de merak ettim,bekliyorum :)

Yeşim'in Mutfağı dedi ki...

Pardon ya, grand place fotoğrafına bakılırsa hava yağmurluymuş her zamanki gibi! Ondan sonraki hafta ve bu hafta pek güzel ama : )

Bezen Hindistan dedi ki...

Cok sagolun canim arkadaslarim, bu haftasonu tamamini yazmayi planliyorum.

Yapcas di mi Beyhan hepsini yapcas:))

Yesimcim gitmeden verdigin tipler icin cok sagol. Havadan hic sikayetci olmadik. Disarida olmamizi engelleyecek kdar yagmadi hic. Ilk gun atistirdi biraz o kadar, ilerleyen gunlerde gunes vardi ve yakiyordu da hatta:)