Pazar, Eylül 24, 2006

Haberler, haberler, haberleeeer...

Efendiiim, hizli ve dolu dolu bir hafta gecirdik... Yaz basinda artik Sistem Yoneticiligi yapmak istemedigime ve bir ust seviyeye cikip Muhendislik (Engineering) bolumlerinden birine gecmeye karar vermistim.

Hafta basinda bir sure once gorustugum Mobile Teknoloji bolumunden haber geldi ve hizlica 2 ust duzey yonetici gorustum. Her ikisi de benim icin olumlu gorus vermis, ben de bu bolumde calismak istiyorum diyince, hizlica mudurler birbiri ile gorustu ve 2 hafta sonra yeni bolume gecebilmem icin yesil isik yakildi. Yeni calisacagim bina, Jersey City'de. Araba ile ise gitmem mumkun olabilecek. Hos bir gelisme, bakalim nasil olacak...

Hafta ici, adet oldugu uzere Ingiltere'den gelen bir arkadasla disari cikildi. Bowary street uzerinde bir dolu bardan birine gittik, adini unuttum simdi...

Hos muhabbetler dondu. Ziyarete gelen yazilimci Ingiliz cocugun bilgisayar ile tanisma ve tesaduflerin bir birini kovalamasi ile programciliga gecis hikayesini dinledik. Bu muhabbetler sirasinda, isteyken vakit darligindan pek konusamadiginiz insanlari daha yakindan tanima firsati buluyorsunuz. Yine yazilimci cocuklardan birinin asil egitiminin Arap dili ve tarihi uzerine, arapca bildigi ama devletle calismaktanin icacici gelmemesi ile arayis icindeyken yakin zamanda kendini bilgisayar dunyasinda buldugunu ogrendik. Gayet zeki biri ve iyi programci oldugunu biliyordum, 6-7 sene oncesinde kadar bilgisayarla hic alakasi olmadigini ogrenmek supriz oldu. Her insan bir hikaye...

Hafta ici, 8-9 yil once tanistigimiz, S. Arabistan'daki Turkiye buyukelciliginde calisan diplomat arkadaslarimizdan Ufuk Gokcen ile bir araya geldik. Bu aralar tum dunya liderleri Birlesmis Milletler toplantilari icin New York'ta. Hafta ici programi cok yogundu ama bir aksam bulusup Keen's Chophouse'da nefis bir yemek yedik.

Taa Nisan ayinda yazdigimiz "MSG'nin hatirlattiklari" baslikli yazida bahsetmistik, Queensryche'in Manhattan'daki konserine bilet aldigimizi. Konser oncesi Balkir Unur ile bulusup 58.caddede Broadway ile 8. ave. arasindaki Hint restorani "Baluchi's" e gittik. Bur restorandan Manhattan'da bir kac tane var. Hepsi de harika :)

Konser saat 8'de basladi. Operation Mind Crime 1. albumu, hem soylediler hem de canlandirdilar. Arkadaki dev ekran'da sarkinin sozleri ile senkronize video goruntuleri vardi. Bazen sahnedeki gosteri dev ekrana yansitiliyordu ama gecisler o kadar guzel ki videonun devami saniyorsunuz.

Sahnenin hemen onunde ayakta izleyenlerin bulundugu, yaklasik 1000 kisi kapasiteli bir bolum, onun ardinda daha yuksekte yine o kadar kisiyi alacak bir bolum, arkasinda da 3-4000 kisilik, koltuklu bolum vardi. Gorevliler aralari, gecis yerlerini, merdivenleri surekli kontrol edip acik tuttular. Havadar, gayet guzel bir salondu. Harika bir konser oldu! Gayet memnun ciktik konserden. Tabii izleyecilerin cogunun 30 yas ustu olmasi sasirtici gelmedi :)

Cumartesi de bizde kahvalti edelim dedik. Yine S. Arabistan'dan tanistigimiz, Balkir Unur Connecticut'tan, Fatih Soylu, esi Selma ve 6 aylik bebekleri Omer'le Virginia Beach'den kalkip geldiler. Yillar sonra toplandik. Eski gunleri andik.

Ufuk halen Cidde'de gorevli. Esi, sevgili dostumuz Helena ve artik 6.5 yasina gelen ogullari Haluk Yeni Zelanda'da. Onlari aradik. Haluk ileri derecede Ingilizce, Fransizca, Arapca ve Turkce konusuyor, okuyup yazabiliyor. Ufuk, "biz karistirmasin istedigimizden Ispanyolca'yi yasakladik ama baktik gizli gizli Rosetta Stone'dan calisip ilerletmis onu da" dedi :) Ne hos!

Aksam, New Jersey'de Turklerin en yogun oldugu bolge olan Paterson'daki "Yeni Toros" restoranina gittik. Ardindan da West New York'a gidip turlayalim, hava acik, guzel Manhattan'i seyredelim dedik. Fatih daha once gormemis New York'u. Ozellikle onlar icin hos oldu. Sonrasinda Ufuk'u Manhattan'daki oteline biraktik. Pazar gunu yine yogun bir calisma temposu onu bekliyordu. Balkir'i Connecticut'a, Fatih'leri de Virginia'ya ugurladik. Bir daha kim bilir ne zaman bir araya gelebilecegiz...

Haftanin son gunu sabahi, Sibel ve Ilkay Kazakci ile bulustuk. Yeni evlerine tasiniyorlar yavas yavas. Bizim Ford Explorer SUV ile buyuk parca esyalari tasiyalim diyorduk. TV'yi ve bir kac parca esyayi goturduk. Onlar da Nutley'de diger pek arkadasimizin ev aldigi Cambridge Heights sitesinden ev aldilar. Gayet hos bir ev. Bir ara bir acilis yapicigiz :)

Aksam ise Emine & Murat Uygur'larda bulustuk. Hafta ici is guc yuzunden bir araya gelmek zor oldugu icin Eda Kilic ve Murat Uygur'un dogum gunlerini kutladik. Her zamanki gibi eglenceli, hos bir aksam oldu ve bir hafta sonu da boylece bittiii. Bugun artik yeni bir gun (saat 00:30). Sabah 6.30'da kalkip ise gidecegim, ben kactim.

9 yorum:

beyhan dedi ki...

Adilcigim, tebrikler, cok sevindim yeni isin olduguna. Bendeniz siz dondugunuzden beri ara ara tatil notlarinizi okuyordum ve simdi senin guzel is haberini okudum. Harika:). Opuyorum ikinizi de

Adil Hindistan dedi ki...

Sagol Beyhan'cim :) Hizli bir gecis olacak.Yerime gececek arkadas belli oldugu icin projelerimi devretmeye basladim bile. 2 hafta sonra, artik her gun Manhattan'a gelmek yerine, nehrin karsisindan bakip sevicigiz :)

cem dedi ki...

tebrikler muhendis (enginner) adil bey =)yeni isin hayirli ve ugurlu gelsin sana.

bilgisayar olayi bence illa okuluna gidilip egitimini alincak birsey deyil, yani beyin cerahligi gibi bisey degil. su zamanda en iyi hackerlar mesala coluk cocuk, nasa'nin sistemine giren cocuk biliyorsun daha 15 yasindaydi. biraz zekan varsa ve fazlada vaktin varsa pc icin, ogrenilmiyecek seyi yok diye dusunuyorum ben.

anlatigin ufakliga masallah diyelim, kucuk yasta cocuklarin dil ogrenmesi kolay, hele bide boyle zeki olursa.

biliyorum uzattim her zamanki gibi ama sana bi sorum olcak adil, sudi arabistandaki hayat nasil? yani seriatin agirligini hisediyormu insan musluman ulkeden giden biride olsa?

P.S:cevaplamak zorunda degilsin sorumu istersen.

arzu brumendi dedi ki...

Tebrik edderim ve yeni işinde eğlenceli, güzel zamanlar geçirmeni dilerim, böyle olursa nasıl olsa başarıda sonradan gelir...:-)))

Adil Hindistan dedi ki...

Cem,
SA apayri bir dunya. Tarif etmesi zor. Erkek egemen, carpikliklarla dolu acaip bir memleket. Disaridan gorunen ile iceride yasan arasinda ciddi farkliliklar olabiliyor. Ornek, zengin bir ulke olarak biliniyor ama bir telefon baglatmak icin 8-10 yil bekleyen insanlari biliyorum (Son 10 yildir altyapiya dunya kadar para doktuler, duzeldi simdi)... Sanirim gittigim 2. yiliydi, bir arkadasima tarif ederken, "Burda hic bir sey yok, dolasiyla dert/tasa da yok" demistim. Tam ne demek istedigimi anlayabilmek icin orda yasamak lazim.

Arzu,
Tesekkurler! Dedigin gibi eger isini severek yaparsan, zor gelmiyor; basarili oluyorsun. Ben o hissi kaybettigim icin degistiriyorum :)

Adil Hindistan dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
cem dedi ki...

ben ordaki psb'ye gitmistim adil (bas harflerini yazdim sadece cunku belki sayfaniza onun asil adiyla bulunup gelinmesini istemeyebilirsiniz).

Tabi orda gecirdigim 1 haftada ben sa'daki yasami tam gozlemliyemedim ama senin gibi yasayanlarin her zaman fikirlerini soruyorum benim gordugum bazi seyler her zaman yasanan seylermiydi diye.

Benim ilgincime giden tek 1 bayan yoktu araba suren orda ve benim ingiltereden kiz arkadasim vardi, ailesi ingilteredeki cok pahali ozel okula yolamisti okusun diye ama 18 yasina gelince kizi hemen evlendirdiler.adet oylemis. Kiz her gun ulkesine kufur ederdi, hic sevmezdi.

dedigin gibi erkek egemenliginin hakim oldugu, zenginin cok zengin, fakirin ise asiri fakir oldugu bir ulke ve tabi kapali kapilar arkasinda donenleri okuyup/duyunca sasiriyorum nasil bir seriat ulkesi diye.

cevap icin tesekkurler.

Zeren İŞSEVENLER dedi ki...

Adil ağbicim yeni işin hayırlı olsun..

sevgiler
işsevenler

Adil Hindistan dedi ki...

Tesekkurler Zeren'cim. Bu bir kac gun tatilde gibiyim: (artik) eski mudurum isleri devretmemi istiyor, is yapma diyor. Yeni yere de henuz tasinmadigim icin ordan da is gelmiyor. Velhasil bu bir iki hafta gayet guzel gececek gibi...