Çarşamba, Aralık 14, 2005

Gezi Notlari I


Rio De Janeiro

Ilk duragimiz Rio, Brezilya. Brezilya cok buyuk bir ulke. Sadece Amazonlar Turkiyenin iki katindan daha fazla bir alan kapliyor. Bizi havaalaninda karsilayan ve otele gidene kadar Brezilya hakkinda genel bilgi veren rehberimizin anlattigi kadariyla ulkenin nufusu 182 milyon. Oldukca daglik bir bolegede kurulmus olan Rio’nun nufusu yaklasik 7 milyon. Sehirdeki halkin %20’si cok fakir ve ‘favela’larda (gecekondu) yasiyor – ulke genelinde bu rakam 40 milyonmus. Favelalar oldukca genis bir alana yayilmis ve bazi bolgelerdeki evler fena olmamakla birlikte bazi kisimlar gercekten cok sefil gorunuyordu. Rio, kuzey ve guney olarak ikiye ayriliyor ve iki tunelle birlesiyorlar. Favelalarin cogu Kuzey Rio’da, sehrin merkezi de o tarafta. Guney Rio’da plajlar ve iyi mahalleler daha yogunlukta.

Gitmeden once isyerinde kime Rio ve Buenos Aires’e gidiyoruz dediysek gozleri dehsetle buyuyerek bize oralarin cok tehlikeli oldugunu, kaciriabilecegimizi, en iyi ihtimalle soyulacagimiz falan soylemislerdi. Sonuc: Amerikalilar fazla odlek. Iki sehir de herhangi bir buyuk sehrin olabilecegi kadar guvenli. Hatta bana sorarsaniz cantanizi alma ugruna sizi yerlerde suruklemeyi bile goze alan kapkaccilarla Istanbul daha tehlikeli. New York’da da hava karardiktan sonra (hatta kararmadan) gitmenizin onerilmeyecegi yerler vardir. Rio’da da favelalara girmediginiz surece hic sorun yok, oralara da farkinda olmadan girmeniz mumkun degil.

Plajlar: Ince beyaz kum ve genis bir plaj. Hemen her kosede plaj voleybolu, plaj futbolu sahalari var. Sabahlari o alanlarda aerobik yapan gruplar oluyor. Ama okyanus oldugu icin deniz mutemadiyen dalgali maalesef. Bizim gibi yuzmek isteyenler icin kotu ama sorfculere gun doguyor tabi. Bizim otelimiz guney kisimda bulunan Copacabana Plaji uzerindeydi. Yakinimizda Ipanema ve Leblon plajlari vardi. Plajlarda uzerinde 1,2,3 gibi numaralar yazan platformlar (posto) var. Bu platformlarda tuvalet ve dus da mevcut. Belli araliklarla yerlestirilen bu plaformlar yerli halk icin de birer ayrac gorevi goruyor ayni zamanda. Mesela, Posto 8 homoseksuel ve lezbiyenlerin takildigi bir yer iken, Posto 9 ve 10 daha cok genclerin ve zengin kesimin mekani imis.

Anayol ile plaj arasinda bisiklet ve patenler icin ayri bir yol var. Kosucular genis kaldirimi kullaniyor. Izmir’e ve kordona cok benzettik biz o bolgeyi. Yol boyunca dizilmis birbirine yapisik buyuk apartmanlar, bina altlarinda kafeler, plaj kenarindaki kaldirimlarda sik araliklarla konmus sandvic ve icecek bufeleri…Arka sokaklar da boyle. Kucuk bufeler, supermarketler, magazalar, banka subeleri…o kadar biz ki. Bir de Portekizce biliyor olsaydik tam olacakti. Ingilizce konusan pek yok ama el kol hareketleriyle biraz uzun surse de sonunda anlasiyorduk herkesle.

Yemekler: Cok guzel. Ozellikle tatlilar inanilmazdi. Tolga da ben de tatliya cok duskunuz ve orda cildirdik. Fazla tatli yemeyen, cani ayda yilda bir tatli isteyen Adil bile ikinci porsiyonlara gecti orda. Yemekler de cok guzeldi. Bizimkiler Brezilian Barbeque olarak bilinen churrascaria’dan pek ayiramadilar kendilerini. Ben daha cok sucos (taze sikilmis her turlu meyve suyu satan bufeler) ve botequinlerde (icki icip ayakustu birseyler atistirabileceginiz bufeler) satilan hamur islerine adadim kendimi. Ama tatlilar oyle boyle degildi valla. Orda biraz uzun kalsak kesin obez olurduk. Yeni yilda resolution listeme eklenecek bir madde cikti bu durumda. Neymis, en kisa zamanda resimli bir Brezilya yemek kitabi edinilecekmis (tatli agirlikli mumkunse) ve diger yemek kitaplarimdan farkli olarak bunun sadece resimlerine bakilip ahh ne guzel denmeyecek ama bizzat pisirilecekmis:))

Petropolis – The Imperial City

Bu genel bilgilerden sonra gelelim sehrin gezilecek yerlerine. Ilk iki gun hava kapali ve yagmurluydu. Ilk gun hep yagdi nerdeyse. Ama bu ustumuze otelden aldigimiz naylonlari gecirip Copacabana ve Ipanema’yi kesfetmemize engel olamadi tabii. Ikinci gun de havanin ayni sekilde olacagini ogrenince planimizi degistirip Rio’ya 1.5 saat uzakliktaki Petropolis’e gitmeye karar verdik. Petropolis yaklasik 300,000 nufusu olan, yesillikler icinde cok sevimli bir sehir. Sehir adini ulkenin ilk imparatoru I. Pedro’dan almis. Anlami: Pedro’nun Sehri. Buraya imparator II. Pedro’nun simdi muze olan yazlik sarayini gezmek icin geldik. Sarayi biraz basit buldugumu itiraf etmeliyim. Yazlik bile olsa bir imparator sarayinin daha gorkemli olmasini beklerdim, hayal kirikligina ugradim. Iceride fotograf cekmek yasak oldugu icin muzeye ait fotograf yok elimizde. Petropolis’te bir de katedral var, Sao Pedro de Alcantara katedrali. Bu katedralin ozelligi de imparator ve imparatoricenin mezarlarinin orada olmasi. O doneme ait ogrendigimiz bilgileri ise konuyu iyice dagitip icinde kaybolmamak adina gezi notlari tamamlaninca ayrica yazacagiz.

3 yorum:

dilayra dedi ki...

ah bezencim..
nasıl güzel plajlar öyle, hava da muhteşem görünüyor..
tatlı konusuna ben de girmeyeyim hiç..(hele bu aralar 2 kilo vermişken..nedensiz vallaha. koşturmadan:))
biz de bayram tatili için İtlay araştırıyoruz şimdi. mevsimi değil, ama fırsat bulmuşken dedik... (roma-floransa-venedik)

Cem dedi ki...

Ilkonce ikinizede hosgelmisiniz diyeyim Adil ve Bezen.

Sayfanizda her anlatiginiz olayi o kadar detayli duzgun bir dille anlatiyorsunuzki o konuda bilgisi olmayan kolayca bilgilenebiliyor aynen benim birkac seyi sayenizde burda ogrendigim gibi ve bu gezi notu 1'dede resimlerle birlikte yine guzel bir anlatimla sanki oralari gidip gormusum gibi oldum.

Adil ve Tolganin Brazilya BBQ'sunun basindan ayrilmamasini resimine gore anliyorum cunku bizim kebaplar gibi ocak ustu pisen gorunusundende bayagi lezzetli birseye benziyor. Ayrica tatlilarininda guzel oldugunu duymak ilginc oldu cunku simdiye kadar hic duymamistim onlarin tatlilarin cesitli olup cokta guzel olduklarini ama demek onlarda bizler gibi mutfaklarini detayli olarak dunyaya tanitamiyorlar.

Amerikali arkadasinin tepkiside dogal cunku Amerikalinin cogu kendi ulkesinde bir yere gitmeye korkuyor, hele beyaz Amerikaliysa bir zenci mahalesine girince hemen soyulup oldurulcegini dusunuyor genelde =)

Bezen Hindistan dedi ki...

Dilaracim bir tatil planina da orayi koy bence (hatta ben sana eslik de ederim:)) cok seveceksin.

Hosbulduk Cem:) Bir vakit buldugumda barnes and noble'a gidip brezilya mutfagi ile ilgili bir kitap alacagim, o zaman daha ayrintili bilgi verebilirim yemeklerle ilgili. Bana tatli begendirmek cok kolay istir aslinda ama fazla tatli sevmeyen Adil bile cifter cifter yiyince bayagi iyi olduklarina karar verdik:)