Pazartesi, Haziran 26, 2006

Gunes, Sarap Yapimi, Long Island, Montauk


Yaz aylarinda oldugumuza dair bir soylenti var. Disari ciktigimizin ucuncu dakikasinda ustumuze yapisan nemden sanki bana de biraz oyle gibi geliyor ama gunes olmayinca cok da emin olamiyorum. Persembe bir gitti gunes, gidis o gidis. Yaz bitmeden gelse bari diye bekliyoruz dort gundur. Haftasonu - ozellikle tum Cumartesi - gok delinmiscesine yagan yagmurdan dolayi (ucuslar falan iptal edildi, o derece yagdi yani) oldukca buyuk bir grubu kapsayacak olan yaza merhaba piknigimiz 3. kez ertelendi. Daha oncekilerde de haftasonu yagan yagmurlar yuzunden ertelenmisti. O piknigi yapamayacagiz sanirim, ya da adini degistirip yaza gule gule koyacagiz 1-2 kere daha ertelersek:) Insanin hevesi de kaciyor hadi yapalim, yok yapamiyoruz, hadi, yok olmuyor olunca surekli. Mayis sonunda kucuk bir grup bir piknik yapmistik alelacele, iyi ki yapmisiz onu:))

Cumartesi havaya ragmen (rezervasyonlar cok onceden yapilmisti gerci, kar da yagsa erteleyecek durumda degildik) sabah erkenden yollara dusup sarap yapimi dersi almak ve sarap tatmak icin Long Island, Cutchogue'daki bir uzum bagina gittik Berna ve Baran ile. Kursu da onlar bulmustu zaten. Long Island pek gittigimiz bir yer degil bizim. Bir kere bir barbeku icin gittik oraya Adille, o kadar. Cok guzel yerleri var aslinda ama arada Manhattan var ya, arabayla Manhattan trafigine girmek ve o trafikte adayi boydan boya gecmeye calismak fikri bana hic hos gelmediginden, mecbur kalmadigim surece Manhattan'a asla arabayla gitmedigimden hic kalkismadik gidip de Long Island'i kesfetmeye. Bu ilk oldu o anlamda. Long Island sarap bolgesi ayni zamanda, 60 veya daha fazla sayida bag var.

Iki saatlik yolculuktan sonra derse vaktinde yetistik. Ben biraz daha farkli hayal etmistim bu kursu. Bagi gezebilecegiz, mahzenlere inecegiz, fermentasyon islemlerinin yapildigi yeri gorebilecegiz saniyordum. Bir masanin basina oturduk ve ordan kalkmadik. Tad alma duyumuz sabahlari daha iyi olurmus, o yuzden dersi sabah 10'a koymuslar. Uzumler olgunlastikca iclerindeki seker miktari artiyor ve asit miktari azaliyormus. O seker de alkole cevriliyormus. Uzumlerin toplanma vaktinin gelip gelmedigi seker yogunluklarina gore belirleniyormus. Cok fazla yagmur iyi degilmis, uzumun icindeki sekeri sulandirip o uzumlerden yapilan saraplarin daha az tatli olmasina yol aciyormus. Saraplar, uzumlerin saplari ve kabuklari kullanilarak renklendiriliyormus. Fermentasyon suresi de ona gore oluyormus - beyaz sarap icin 6 saat - 2 gun; kirmizi icin 5-8 gun. Fermentasyon icin paslanmaz celik ya da ahsap ficilar kullaniliyormus. Bir sarapta ortalama alkol orani %12 imis.

Pers mitolojisine gore sarap soyle kesfedilmis: kralice cok mutsuzmus, sorunlariyla basa cikamiyormus ve intihar etmek istemis. Bunun icin de bir kavanozun icinde uzun zamandir durmakta olan, bozuldugunu dusundugu uzumleri yemis ve kavanozun icindeki uzum suyunu da icmis. Kralice olmemis ve biraz sonra ne gam kalmis ne tasa:))

5 farkli sarap tattik sabah sabah pek guzel oldu:) Benden tadici falan olmaz, ona karar verdim. Tattigimiz saraplarda cilek, ananas, karpuz, ceviz gibi sunun tadi var bunun tadi var falan deniyordu, ben hicbirini almadim valla:))

Ders ve tadim bitince bulundugumuz yerin fermentasyon odalarini gezip gezemeyecegimizi sorduk. Simdi olmaz, saat 1'de gezdirebiliriz dediler. Yarim saatten fazla vardi, beklemedik. Ordan cikip arkadaki bagin resmini cektik biraz. Gelirken yol ustunde kendi cilegini kendin topla ilanlarini gordugumuz cilek tarlalarina gidip cilek toplamak istedik ama arada yavas arada hizli yagan fakat illa ki yagan yagmur ve tarlalarin camurlu hali bunun pek iyi bir fikir olmayabilecegini gosterdi bize, vazgectik.

Haritaya bakarken rota ciziliverdi. Hedefimiz Montauk deniz feneri! Long Island uca yaklasirken ikiye ayriliyor, uca yaklasirken dedigim en az 1 saatlik yol vardir ordan sonra. Bu iki kisim arasinda gecis yapilabilecek bir ada var, Shelter Island. Montauk diger kisimda oldugu icin ordan karsiya gecmemiz gerekiyordu once. Adaya ve adadan diger tarafa feribotlarla gectik, bizim icin cok eglenceliydi. Shelter Adasi Amerika'da degil de herhangi bir yerde herhangi bir balikci kasabasinda oldugumuz hissini uyandirdi bizde. Ayri bir dunya gibiydi, cok hosumuza gitti. Yagmurdan makinalari korumaya calisarak biraz dolastik cevrede. Sonra tekrar feribot ve karsi kiyi.

Montauk Long Island'in en uc noktasi. Montauk Point'de de deniz feneri var. Bu deniz feneri New York eyaletinin en eski deniz feneri. 1796'da tamamlanmis. Ilk yapildiginda daha ic kesimlerdeymis aslinda ama zamanla dalgalarina asindirmasi ve erozyonla toprak kaybede kaybede iyie kenarda kalmis simdi. Daha fazla toprak kaybini engellemek icin on kismi kayalarla doldurmuslar. O kadar sis vardi ki feneri zor goruyorduk. Icerideki muzeyi gezdik ve gelmisken fenerin tepesine de ciktik. Tabi ki bekledigimiz uzere sis yuzunden hicbir sey goremedik. Her yer gri gorunuyordu yukaridan. Ara sira asagida kiyiya vuran dalgalarin beyazligini hayal meyal gorup denizin yerini cikarttik:)) Asil halini gorun diye internetten buldugum bir resmini koydum buraya.

Donus yolu gelisin nerdeyse iki kati surdu bizi bir dakika olsun yanliz birakmayan yagmur sayesinde. Artik acikmaya da baslamis oldugumuz icin bir steakhouse'a gitmeye karar verdik. Adille de orada bulustuk. Evet, Adilcim gelemedi ne yazik ki. Ayda bir Cuma aksamlari deployment'lari oluyor onlarin. Gece cok gec saatlere kadar calismalari gerekiyor. O haftasonu da genelde on-call olarak bilgisayara yakin bir yerlerde, mumkunse evde olmalari gerekiyor. Bu seferki deployment iyice onemliymis. Tisort bile yaptirmislar gunun anlam ve onemine ithafen. Tigr 6.0 baskili tisortlerle ve oyuncak kaplan -tiger-la motivasyonlarina motivasyon katilmis:))) Tum haftasonunu evde nobetci olarak gecirdi Adil de, hatta bu sabah saat 5.30'da henuz uyuyan kargalari da kislayarak ise gitti yaflucum. Iste boyle bir haftasonuna denk geldi bu kurs.

Outback steakhouse'a gidip bir cumartesi aksami icin oldukca makul sayilabilecek 40 dakikalik bekleme suresini acliktan gozumuz donmus halimizle birbirimiz yemeye calismadan atlatip masamiza kurulduk. Emine ve Murat da geldi, Emine'ye de sarkilar soyleyerek iyi ki dogdun deme firsatimiz oldu boylece:)) Tekrar nice yillara Eminecim:)

4 yorum:

arzubrumendi dedi ki...

Bezenciğim,
çok üzüldüm güneşi görememenize. Bu sabah USA'da bir sel felaketinden bahs ediliyordu, hayal meyal duydum.
Birdahaki sefere şansınız yaver giderse, o tarlalara girin, çok eğlenceli. Bir keresinde böğürtlen ve çilek toplamıştım.Çok keyifli...
Şarap kursunun USA'da farklı bir şekilde olacağını nedense düşünmedim1!! :-)) Arada sırada şarap testi oluyor, onlar çok güzel. Yüzlerce şarap tadiyorsun ve damağında hiç bir tad kalmadan geri dönüyorsun...:-))
Güneşli günlere en kısa sürede kavuşmanızı dilerim...
Sevgilerimle,

Bezen Hindistan dedi ki...

Oldukca yagmurlu bir yaz geciriyoruz simdilik Arzucum, sel de olmustur, ozellikle gecenhaftasonu yagan yagmurlarla bir suru yeri su basti, nehirler tasti falan. hali hazirdaki nem yetmezmis gibi iyice nemleniyor hava da:) Aklimiz cileklerde kaldi valla, su hava bi duzelsin hemen programa alacagiz.

arzubrumendi dedi ki...

Sevgili Bezen ve Adil,
Lower Ausable Lake, Adriondack Mountains, New York. National Geographic'in resimlerinde gördüm, çok güzel bir yere benziyor. Aklıma hemen siz geldiniz.Vaktiniz ve fırsatınız olursa görün derim. (benim yerimede lütfen :-))
selamlar...

Bezen Hindistan dedi ki...

Arzucum, soyledigin yerleri bilmiyordum, onerin icin cok sagol. Hemen buldum haritada yerlerini. Gunubirlik gidip gelinemeyecek kadar uzakta bize, bir haftasonu gezisi olarak ayarlayayim ben onu en iyisi:))