Gecen yazimda yeniden seker testi yapilacak demistim ya, yokmus oyle birsey. Hemsireyle anlasamamisiz telefonda. Sadece kan alacaklarmis. Onun icin de 8 saat ac kalmam gerekiyormus. Bunu bilmeyip kahvalti ederek gittigim icin kani bir sonraki gun vermem gerekti. Artik iki haftada bir gidecekmisim kontrole.
Saclarim cogaldi:)) Super birsey bu. Cogalmiyorlar aslinda, dokulmuyorlar sadece. Yazin rahat olur diye saclarimi kestirmeye karar vermistim ki bunu farkettim. Soylemislerdi aslinda ama 'too good to be true' gelmisti kulagima. Dogruymus meger yasasin. Savura savura geziyorum simdi mutlu mesut. Dogumdan sonra aradaki farki kapatacak sekilde dokuluyorlarmis yalniz, eh o zaman tutariz kuaforun yolunu. Benim gibi cok ince telli ve az saci olanlar icin birkac ay cok saci varmis gibi gorunmek yok boyle birsey dedirtesi bir olay. Hep dalga gecerim kiz cocugu dedigin sac konusunda babaya cekmez ki canim diyerek. Gerci bizim durumumuzda babaya cekmesi kendisi acisindan cok faideli olacak:)) Soylemedi demesin. Ben cocukken mahallede birkac kiz arkadasimizin kafasini kazitmislardi. Saclar gur cikarmismis oyle yapinca. Dogruluk payi var midir acep? Sonucu hatirlamiyorum zira. Hani varsa soyle hatirlamayacagi bir yasta (biz dana kadar olmustuk o zamanlar, kizlari hergun aglatiyordu mahallenin oglanlari kellikleriyle dalga gecip) yapsak mi ki.
Fazla sebze yemiyorum. Hic icimden gelmiyor, canim cekmiyor. Meyve konusunda hic problemim yok, deli gibi tuketiyorum ama sebze istemiyorum iste. Bugun gym donusu kendimce super(!) bir cozum buldugumu dusundum: sebze suyu. Yol ustunde taze meyve-sebze suyu sikip satan kucuk arabalar var. Millet kuyruk oluyor onlerinde sabahlari ve ogle saatlerinde. Her gun bir bardak taze sikilmis sebze suyu icsem ne guzel olurdu di mi. Hevesle gidip aldim koca bir bardak. Kereviz, ispanak, salgam, maydanoz, vs, vs...ne ararsan var icinde. Sonuc: hayatimda bu kadar kotu cok az sey icmisimdir. Kucukken tadindan nefret ettigim bir oksuruk surubu vardi, hala listemde ilk siradadir. Ikinciligi de bu sebze suyuna verdim. Bu ne be! Aldik o kadar bitirecegiz artik ama bir daha mi, asla. Meyvemi yiyip otururum pasa pasa.
Dun sabah otobus terminalinden cikarken kapinin onunde gazete dagitan genc bir cocuk tam ben gecerken karnima bakip erkek di mi dedi:) Sen de mi Brutus diyip guldum gecerken. Neyse, ben gidip burnumu tikayip gozumu kapatip su kalan seyi iceyim. Ustune de kati bir dolanip bakiim kimin cikolatasi falan var, tadi unutulsun gitsin bir daha hatirlanmasin.
Cuma, Eylül 07, 2007
Çarşamba, Eylül 05, 2007
Oneriyoruz: Facebook
Bir kac gun once yan tarafa Facebook profil linklerimizi ekledik. O zaman yazacaktim bu yaziyi ama bugune kaldi...
Gunluk takip ettigim teknoloji bloglarinda artik iyiden iyiye, sosyal baglanti kurmaya yarayan siteler icerisinde Facebook 1 numara olarak bahsedilmeye baslaninca, bir hesap acip bakayim dedim.
Internet araciligi ile sosyal iliskileri gelistirme, yeni insanlarla tanismak, arkadaslar arasi iletisimi ve paylasimi artirma amacli kurulan pek cok networku denedim iki yildir. En cok Google'un Orkut'undan umitli idim ama bir arpa boyu yol gidemedi, bir turlu bir sonraki adimi atamadi google. Microsoft Wallop , Yahoo'da 360 ile benzer yatirimlara gittiler.
Orkut'un "Tartisma Listesi" gibi kullanilabilmesi yonu cok ilgi gordu ve daha cok bu yonuyla kullanildi. Herhangi iki kisinin ortak arkadaslari varsa, bir kac derece uzak bile olsa, o iliskiyi gosterebiliyordu. Mesaj birakildiginda e-mail gondermesi guzel bir ozellik idi ama kisiye birakilmis bir kontrol yoktu.
Wallop, Flash tabanli bir site kurmustu, uzun sure yavas yavas gitti, modern gorunumlu ama islevsel olmaktan uzak, amacsiz bir goruntusu vardi. Spaces ile butunlestirme cabalari genis tabanli kabul gormedi. Resim upload edip resimdeki kisileri isaretleme, su Adil, su Bezen demek mumkundu ("tagging").
360'da MS gibi Yahoo servislerini baglamaya calisti ama o da yarim yamalak bir servis olarak kaldi, pek ilgo gormedi.
Hi5 daha cok Avrupa'da kullanici buldu. Ben cok takilmadim acikcasi. LinkedIn, profesyonellerin resumelerini koyabilecegi, is baglantilarini kurma amaci oldugu icin biraz 'resmi' bir tarafi var.
Facebook, simdiye kadar denedigim tum sitelerdeki iyi ozellikleri birlestirmis ama en guzel tarafi, herkese 'facebook yazilimi' yazma imkani veriyor. Diyelim bir yazilimcisiniz, facebook'un programlama arayuzlerini (API - Application Programmin Interface" kullanarak gelistirdigini yazilimi siteye entegre ediyorsunuz ve "Marketplace" denilen bir bolumde yayinlaniyor bu yazilim. Isteyenle, kendi profillerine ekliyor ve o programin kullanicisi oluyorsunuz.
Bir kac ilginc ornek vereyim. Mesela filmelere oy veriyorsunuz, sevdiklerinizi siraya koyuyorsunuz. Arkadaslariniz da ayni seyi yapiyor ve program size bir sayfada kiminle benzer zevkleri paylasiyorsunuz, hangi filmi arkadaslariniz tavsiye ediyor vs. gibi bilgiler sunuyor.
Facebook'u mesajlasma platformu olarak kullanabiliyorsunuz. Mesela hafta sonu bir yerlere gitmeyi planliyorsunuz, bir 'event' yaratip arkadaslarinizi haberdar edebiliyorsunuz. Birilerini aramayi dusunuyorsunuz, "status" bolumune bakiyorsunuz.
Bu acaip kullanisli bir bilgi aslinda. Ornegin, dun aksam gym'e gittim, sonrasinda is cikti tekrar ver saat 8:30 gibi ayrildim isten. Cikmadan once, facebook'da "status updates" bolumune gidip "ev yolunda" diye not dustum. Oraya bakan biri, benim kac dk./saat once bu bilgiyi guncelledigimi de goruyor. Netekim, eve geldigimde, Bezen "gecikince facebook'a baktim, yola ciktigini gordum" dedi :)
Ikna olmadiniz mi? Cok eglenceli web oyunlari da yazmislar! Bu ara gozde oyunumuz "Pirates". Anlatmaya calismayacagim, katilin deneyin :) Facebook'u denemnizi tavsiye ediyoruz.
Gunluk takip ettigim teknoloji bloglarinda artik iyiden iyiye, sosyal baglanti kurmaya yarayan siteler icerisinde Facebook 1 numara olarak bahsedilmeye baslaninca, bir hesap acip bakayim dedim.
Internet araciligi ile sosyal iliskileri gelistirme, yeni insanlarla tanismak, arkadaslar arasi iletisimi ve paylasimi artirma amacli kurulan pek cok networku denedim iki yildir. En cok Google'un Orkut'undan umitli idim ama bir arpa boyu yol gidemedi, bir turlu bir sonraki adimi atamadi google. Microsoft Wallop , Yahoo'da 360 ile benzer yatirimlara gittiler.
Orkut'un "Tartisma Listesi" gibi kullanilabilmesi yonu cok ilgi gordu ve daha cok bu yonuyla kullanildi. Herhangi iki kisinin ortak arkadaslari varsa, bir kac derece uzak bile olsa, o iliskiyi gosterebiliyordu. Mesaj birakildiginda e-mail gondermesi guzel bir ozellik idi ama kisiye birakilmis bir kontrol yoktu.
Wallop, Flash tabanli bir site kurmustu, uzun sure yavas yavas gitti, modern gorunumlu ama islevsel olmaktan uzak, amacsiz bir goruntusu vardi. Spaces ile butunlestirme cabalari genis tabanli kabul gormedi. Resim upload edip resimdeki kisileri isaretleme, su Adil, su Bezen demek mumkundu ("tagging").
360'da MS gibi Yahoo servislerini baglamaya calisti ama o da yarim yamalak bir servis olarak kaldi, pek ilgo gormedi.
Hi5 daha cok Avrupa'da kullanici buldu. Ben cok takilmadim acikcasi. LinkedIn, profesyonellerin resumelerini koyabilecegi, is baglantilarini kurma amaci oldugu icin biraz 'resmi' bir tarafi var.
Facebook, simdiye kadar denedigim tum sitelerdeki iyi ozellikleri birlestirmis ama en guzel tarafi, herkese 'facebook yazilimi' yazma imkani veriyor. Diyelim bir yazilimcisiniz, facebook'un programlama arayuzlerini (API - Application Programmin Interface" kullanarak gelistirdigini yazilimi siteye entegre ediyorsunuz ve "Marketplace" denilen bir bolumde yayinlaniyor bu yazilim. Isteyenle, kendi profillerine ekliyor ve o programin kullanicisi oluyorsunuz.
Bir kac ilginc ornek vereyim. Mesela filmelere oy veriyorsunuz, sevdiklerinizi siraya koyuyorsunuz. Arkadaslariniz da ayni seyi yapiyor ve program size bir sayfada kiminle benzer zevkleri paylasiyorsunuz, hangi filmi arkadaslariniz tavsiye ediyor vs. gibi bilgiler sunuyor.
Facebook'u mesajlasma platformu olarak kullanabiliyorsunuz. Mesela hafta sonu bir yerlere gitmeyi planliyorsunuz, bir 'event' yaratip arkadaslarinizi haberdar edebiliyorsunuz. Birilerini aramayi dusunuyorsunuz, "status" bolumune bakiyorsunuz.
Bu acaip kullanisli bir bilgi aslinda. Ornegin, dun aksam gym'e gittim, sonrasinda is cikti tekrar ver saat 8:30 gibi ayrildim isten. Cikmadan once, facebook'da "status updates" bolumune gidip "ev yolunda" diye not dustum. Oraya bakan biri, benim kac dk./saat once bu bilgiyi guncelledigimi de goruyor. Netekim, eve geldigimde, Bezen "gecikince facebook'a baktim, yola ciktigini gordum" dedi :)
Ikna olmadiniz mi? Cok eglenceli web oyunlari da yazmislar! Bu ara gozde oyunumuz "Pirates". Anlatmaya calismayacagim, katilin deneyin :) Facebook'u denemnizi tavsiye ediyoruz.
Salı, Eylül 04, 2007
Yaz Bitti mi Simdi?
Gecen hafta cok yogundu. Gruptan iki kisi tatile gidince onlarin islerini de aramizda paylastik haliyle, onum arkam sagim solum dosya halindeyim su anda. Uzun haftasonunun bir iyi yani da ardindan gelen haftanin 'kisa' olmasi, hehehe:)
Kalan iki gunumuz ev civarinda, genelde arka bahcede arkadaslarla yayilarak gecti. Havalar hala sicak gerci ama aksamustu disarisi cok guzel oluyor. Yakinda yagmurlu gunlerimiz baslar zaten, disarida ne kadar otursak kar simdi. Cumartesi aksami Balcalar ve Ilkayla arka bahcede yedik yemegi. Ustune de sivrisineklerce pek isirilmadan gec saatlere kadar oturabildik. Pazar gunu Mina ve Charles geldiler Connecticut'dan. Onlara son gittigimizde curumus bir agactan devrilen buyuk bir dalin iki agaclarini ve kayiklarini hasat ettiginden bahsetmistim. O olaydan yaklasik 1 hafta sonra, bizimkilerin agacin kestirilmesi icin yan evin evsahibi ile gorusmeleri henuz surerken ayni agactan bir baska buyuk dal bu sefer cocuklarin evinin catisina dusmus ve catiyi delmis. Tam yatak odasinin ustune gelen kisimda koca bir delik var su anda. Odanin tavani da delinmis. Simdi sigorta sirketleri ve ustalarla cebellesiyorlar. Mina bizim arkada henuz cok ciliz ve kucuk olan agaclarin hizla buyuyen cinsten oldugunu, birkac yila iyice buyuyecegini soyleyince Adil ve Haydar agaclara kotu kotu bakmaya basladilar.
2 hafta sonra Prison Break'in 3 sezonu baslayacakmis. Yeeeeyyy. Heyecan ve hevesle gun sayiyoruz simdi:)
Cuma, Ağustos 24, 2007
Hamilenin Seyir Defteri

Uc gundur sonbahara girmis gibiydik burda, gayet serinlemisti hava. Super rahat bir uc gundu benim icin, sicaklamak yok, ayak sismesi yok..havanin surekli kapali olmasi, yagmur yagmasi bile keyfimi kacirmadi. Bugun eskiye donduk. Gunes var disarida daha mutluyum tabi ama o bogucu nem de yaninda gelmis. Yine eski sicakligimiza donuyormusuz haftasonuna. Yarin icin acikhava planimiz var, bizi bogmaz umarim hava.
Gidisati guncel tutmak adina yazalim, 29. haftadayim su an. Gecen hafta seker yuklemesi yapildi, hamilelige bagli seker hastaligi var mi yok mu diye bakmak icin bu haftalarda seker testi yapiyorlar. Ilk testte birsey yok. Ac kalmak gerekmiyor, gidip verdikleri siviyi icip 1 saat bekliyorsun, sonra kan alip bakiyorlar. Yuksek cikarsa bu sefer ikinci testi yapiyorlar. Ikinci test biraz bela. 12 saat ac kalip sonrasinda gidip verdikleri cok sekerli siviyi icip bu sefer 3 saat bekliyorsun, saat basi kan aliniyor. Tansiyon dusmesi, mide bulanmasi falan cok oluyormus bunda. Gecen gun aradim sonuclari ogrenmek icin. Tekrar test yapmamiz gerekecek dediler. Eyvah dedim yuksek cikti, o bela teste kaldik. Dusuk cikmis megerse, ilk testi tekrar yapip birkac seye daha bakacaklarmis. Ohh tatlilarimi elimden almayacaklar yani henuz, korkuttular beni bir an:)
Gun boyu gozumun onunden cesit cesit tatli gecmekte zira, onu da yapayim bunu da yiyeyim diyerekten. Allahtan cogunlukla fikrimde kaliyor bunlar. Gun icinde kesin bu tatliyi yapiyorum gidince diyerek malzeme listesini bile cikariyorum kafamda bazen. Sonra aksam eve gidince cok useniyorum. Koltuga yayilip film seyretmek, dergi karistirmak, kitap okumak daha cazip geliyor, tembellik var serde:) Neyse diyorum kalsin bu aksam yarin yaparim. Yarin ayni senaryo tekrarlaniyor. Cok gozum donmusse biraz cikolata yiyorum ya da gidip pastaneden aliveriyorum o aksam icin, gitmeye usenmezsem tabi. Ama evde yapmayi tercih ettigimden pastaneye gitmek son care benim icin. Yemek bloglarindan bir suru tatli kestirmisim gozume, onlari denemek varken disaridan almak olur mu. Adili hic isin icine karistirmiyorum bu arada. Istesem gidip alacak cunku, benim de tek otokontrol silahim olan usengecligim bir ise yaramamis olacak. Tatli isini haftasonuna birakiyorum. Haftasonu da o plan bu plan derken genelde gene kaliyor. Obelix olmustum yoksa simdiye:)
Karnimi kim gorse erkek bu diyor. Gittigim bir magazada kasiyer kadin mumkun degil bunun kiz olmasi, emin misin falan dedi bana. O cok emindi kendinden:) Jay'lerde de Jay ve Gina bizimkine de kiz demislerdi ama erkek dogdu, bu erkek karni dediler. Ben hic anlamam nasil oluyor bu karna bakip soyleme islemi. Hani labden gelen amniyo sonuclarina gore ogrenmemis olsak cinsiyeti icimize kurt dusurecekler hakkaten. Ama mesela bugun de isyerinde biri yok canim hic mi erkek gobegi gormedik basbayagi kiz bu dedi:) Ben cozemeyecegim bu isi.
Gidisati guncel tutmak adina yazalim, 29. haftadayim su an. Gecen hafta seker yuklemesi yapildi, hamilelige bagli seker hastaligi var mi yok mu diye bakmak icin bu haftalarda seker testi yapiyorlar. Ilk testte birsey yok. Ac kalmak gerekmiyor, gidip verdikleri siviyi icip 1 saat bekliyorsun, sonra kan alip bakiyorlar. Yuksek cikarsa bu sefer ikinci testi yapiyorlar. Ikinci test biraz bela. 12 saat ac kalip sonrasinda gidip verdikleri cok sekerli siviyi icip bu sefer 3 saat bekliyorsun, saat basi kan aliniyor. Tansiyon dusmesi, mide bulanmasi falan cok oluyormus bunda. Gecen gun aradim sonuclari ogrenmek icin. Tekrar test yapmamiz gerekecek dediler. Eyvah dedim yuksek cikti, o bela teste kaldik. Dusuk cikmis megerse, ilk testi tekrar yapip birkac seye daha bakacaklarmis. Ohh tatlilarimi elimden almayacaklar yani henuz, korkuttular beni bir an:)
Gun boyu gozumun onunden cesit cesit tatli gecmekte zira, onu da yapayim bunu da yiyeyim diyerekten. Allahtan cogunlukla fikrimde kaliyor bunlar. Gun icinde kesin bu tatliyi yapiyorum gidince diyerek malzeme listesini bile cikariyorum kafamda bazen. Sonra aksam eve gidince cok useniyorum. Koltuga yayilip film seyretmek, dergi karistirmak, kitap okumak daha cazip geliyor, tembellik var serde:) Neyse diyorum kalsin bu aksam yarin yaparim. Yarin ayni senaryo tekrarlaniyor. Cok gozum donmusse biraz cikolata yiyorum ya da gidip pastaneden aliveriyorum o aksam icin, gitmeye usenmezsem tabi. Ama evde yapmayi tercih ettigimden pastaneye gitmek son care benim icin. Yemek bloglarindan bir suru tatli kestirmisim gozume, onlari denemek varken disaridan almak olur mu. Adili hic isin icine karistirmiyorum bu arada. Istesem gidip alacak cunku, benim de tek otokontrol silahim olan usengecligim bir ise yaramamis olacak. Tatli isini haftasonuna birakiyorum. Haftasonu da o plan bu plan derken genelde gene kaliyor. Obelix olmustum yoksa simdiye:)
Karnimi kim gorse erkek bu diyor. Gittigim bir magazada kasiyer kadin mumkun degil bunun kiz olmasi, emin misin falan dedi bana. O cok emindi kendinden:) Jay'lerde de Jay ve Gina bizimkine de kiz demislerdi ama erkek dogdu, bu erkek karni dediler. Ben hic anlamam nasil oluyor bu karna bakip soyleme islemi. Hani labden gelen amniyo sonuclarina gore ogrenmemis olsak cinsiyeti icimize kurt dusurecekler hakkaten. Ama mesela bugun de isyerinde biri yok canim hic mi erkek gobegi gormedik basbayagi kiz bu dedi:) Ben cozemeyecegim bu isi.
Perşembe, Ağustos 23, 2007
Jay'de BBQ
Salı, Ağustos 21, 2007
Lion King
Broadway'de sahneleniyor Lion King muzikali, bu yil 10. yili. Ne zamandir gormeyi istedigim bir showdu. Baslayali 10 yil oldugunu ogrenince ne olur ne olmaz biter gider simdi diye hemen toplandik ve gecen aksam izlemeye gittik. Tam buraya tasindigimiz sene gene 10 yildir sahnelenen Cats bitmisti, cok uzulmustuk goremedik diye. Bunu burnumuzun dibindeyken kacirmak olmazdi.
Hayvanlarin cogunu kostum giymis oyuncular canlandirmis, bazilari ise kuklaydi. Kostumler cok guzeldi, rengarenk. Araya cizgi filmde olmayan bazi sahneler ve sarkilar da eklenmisti ama yine de cok guzeldi. 1998 yilinda 11 dalda Tony odulune aday gosterilmis, en iyi muzikal, en iyi kostum, en iyi koreografi dahil olmak uzere 6'sini almis. Bu yil ilk kez Guney Afrika'da da sahnelenmeye baslamis. Biz kizlar bayildik gosteriye. Adil ve Ilkay pek basarili bulmadilar, sikildilar hatta biraz. Murat begendi ama.
Cuma, Ağustos 17, 2007
Ekip Mangali
Bitti mi bitecek mi derken deadline’imiz sona erdi dun aksam, bir ohh cektik. Hafta basindan beridir 16 Agustos gecsin oyle diye kenara attigimiz islere sonunda el attik bugun. Ama sanki Cumartesiymis gibi de bir rehavet var hepimizde. Neyse, oyle ya da boyle bitti ya mutluyuz.
Haftasonu bizim isyerindeki ekip bizdeydi, onu yazmak da anca bugune kaldi iste. Yaz basindan beri gelecekler aslinda, ya onun isi cikiyor ya bunun. En sonunda cogunluga razi oldum ve bu haftasonuna ayarlayabildik. Iki fire verdik gene ama naapalim artik, bunu denk getirene kadar gobegim catladi.
Turk yemeklerini cok seviyorlar, bu yuzden onlara hamburger sosis gibi klasik Amerikan barbekusunden uzak bir menu hazirladik. Hava da cok guzeldi sansimiza, nem yok, asiri sicak degil, disarida oturmak icin ideal bir havaydi. Herkes toplandiktan sonra baktik ki en cok mangal sayiklayan Mike yok ortalarda. Telefonlarimiza da cevap vermedi, kendisini ilk gordugum yerde vuracagimi belirten cok kibar bir mesaj biraktim ona en son. Bu eve tasindigimizdan beri yapicaz di mi, ne zaman, hadi ayarlayalim diye diye basimin etini yiyordu ama gelmedi. Daha sonra ailevi bir problem ciktigini ve orda olmasi gerektigini soyledi, affettik el mecbur. En cok o istiyordu, gelememesine uzuldum cidden.
Sikilirlar mi acaba diye endiseleniyordum biraz ama vaktin nasil gectigini anlamadik bile. Hava kararmaya baslayip da sineklerin saldirisina ugrayana kadar disarida oturduk. Daha once Mina’lara gittigimizde onlarin kullandigi ve acaip ise yaradigini hayretle gorup o gun bugundur hevesle herkese tavsiye ettigim sinek kovucu mumlari cikardim heyecanla. Mina gondermisti onlari ama daha once kullanmamiz gerekmemisti hic. Bizim sinekler fazla arsiz cikti yalniz hicbiri tinmadi mumlari. Ortalama beser isirik alip da haldir huldur kasinmaya baslayinca mumlarin bir ise yaramadigi gercegini kabul edip (ben hala nayir nolamaz, gitmeyiin ise yarayacaklar biliyorum seklinde - bir yandan kasinirken- mumlari savunmaya calisiyordum o ayri) iceri kactik. Iceride muhabbete kaldigimiz yerden kasintilar arasinda devam edip biraz da Wii oynadik. Wii turnuvalarini noolur noolmaz yarin birgun kafami bozarlarsa (iyi zam alamazsam mesela:)) youtube'a falan gondeririz diyerek kamerayla kaydettik, sonra oyunculara izletip eglendik. 11'e geliyordu kalktiklarinda. Daha da otururlardi aslinda ama son otobusu kacirmak istemediler. Bir dahakini kisin kar ustunde yapacagiz:)
Haftasonu bizim isyerindeki ekip bizdeydi, onu yazmak da anca bugune kaldi iste. Yaz basindan beri gelecekler aslinda, ya onun isi cikiyor ya bunun. En sonunda cogunluga razi oldum ve bu haftasonuna ayarlayabildik. Iki fire verdik gene ama naapalim artik, bunu denk getirene kadar gobegim catladi.
Turk yemeklerini cok seviyorlar, bu yuzden onlara hamburger sosis gibi klasik Amerikan barbekusunden uzak bir menu hazirladik. Hava da cok guzeldi sansimiza, nem yok, asiri sicak degil, disarida oturmak icin ideal bir havaydi. Herkes toplandiktan sonra baktik ki en cok mangal sayiklayan Mike yok ortalarda. Telefonlarimiza da cevap vermedi, kendisini ilk gordugum yerde vuracagimi belirten cok kibar bir mesaj biraktim ona en son. Bu eve tasindigimizdan beri yapicaz di mi, ne zaman, hadi ayarlayalim diye diye basimin etini yiyordu ama gelmedi. Daha sonra ailevi bir problem ciktigini ve orda olmasi gerektigini soyledi, affettik el mecbur. En cok o istiyordu, gelememesine uzuldum cidden.
Sikilirlar mi acaba diye endiseleniyordum biraz ama vaktin nasil gectigini anlamadik bile. Hava kararmaya baslayip da sineklerin saldirisina ugrayana kadar disarida oturduk. Daha once Mina’lara gittigimizde onlarin kullandigi ve acaip ise yaradigini hayretle gorup o gun bugundur hevesle herkese tavsiye ettigim sinek kovucu mumlari cikardim heyecanla. Mina gondermisti onlari ama daha once kullanmamiz gerekmemisti hic. Bizim sinekler fazla arsiz cikti yalniz hicbiri tinmadi mumlari. Ortalama beser isirik alip da haldir huldur kasinmaya baslayinca mumlarin bir ise yaramadigi gercegini kabul edip (ben hala nayir nolamaz, gitmeyiin ise yarayacaklar biliyorum seklinde - bir yandan kasinirken- mumlari savunmaya calisiyordum o ayri) iceri kactik. Iceride muhabbete kaldigimiz yerden kasintilar arasinda devam edip biraz da Wii oynadik. Wii turnuvalarini noolur noolmaz yarin birgun kafami bozarlarsa (iyi zam alamazsam mesela:)) youtube'a falan gondeririz diyerek kamerayla kaydettik, sonra oyunculara izletip eglendik. 11'e geliyordu kalktiklarinda. Daha da otururlardi aslinda ama son otobusu kacirmak istemediler. Bir dahakini kisin kar ustunde yapacagiz:)
Pazartesi, Ağustos 13, 2007
Topluma Hizmet Gunu - 2007

Sevgili blogumuzu daha bir guncel tuttugumuz gunlerde (WoW Oncesi) 2005 yilinda Javits Center'da topluma hizmet icin katildigim bir aktiviteden bahsetmistim.
Yilda bir sirkette hemen herkes bir gun ise gelmek yerine, cesitli toplum projelerinden birinde yer aliyor. Gecen yil, Paterson Habitat for Humanity projesinde calismistim. Yeniden yapilandirilan eski bir evin icinde calismistik...
Bu yil yine ayni projede calismaya karar verdim. Sirkette bu is cok ciddiye aliniyor. Tum isi bu olan bir kac kisi var ve bu is icin duzenlenmis cok guzel bir web sitemiz var. Paterson Habitat organizasyonu 3 haftada bir gonullu kabul ediyordu. 31 Temmuz bana uygun geldi. 10 kisilik takima 4 kisi gonullu 1 kisi de takim kaptani olarak adini yazdirmis benden once. Ben de diger takim kaptani pozisyonunu aldim.
Takim kaptanlari icin 1 saatlik egitim var. Gonullulere hosgeldin mesaji yazmak, Outlook'tan tum takima bir toplanti istegi gondermek, bulusma yerleri, proje hakkinda bilgi vermek, sirketin proje icin bastirdigi t-shirtleri alip takima dagitmak, yol kagitlarini ayarlamak vs. gibi bir dolu ekstra is biniyor takim kaptanina. Diger takim kaptani ile temasa gectim, is bolumu yaptik.
Paterson, bizim yasadigimiz yere yakin bir yer. Proje 8'de basliyordu ama takim kaptani olarak daha erken orda olmak lazim diyerek 7:45'de vardim. Hindistan'da ise baslayan bazi genc cocuklari 3 ayligina egitime gondermisler buraya. 4 tanesi projeye katilmak istedi. Ekledim ama son dakika da ikisi gelemedi. Sehirden gelenlerin gelmesi de biraz uzun surdu. 9 kisilik ekip 9'a dogru ancak ise koyulabildik.
Bu yil hakikaten cok yorucu oldu. Yilin en sicak gununde (35 derece), kizgin gunesin altinda korunaksiz ve araliksiz malzeme tasidik, civi caktik. Vardigimizda bir evin bir dis duvari dikilmis, ikincisi de hazirlanmisti. Once onu diktik. Sonra ikiye ayrildik ve iki ayri evde calismaya basladik. Malzemelerini tasiyip diger iki duvari hazirlayip diktik.
Bu evi diktigimiz yer galiba epey bir siyahin yasadigi bir yer. Bir ara kimisi sivil bir suru polis bitiverdi 50m ilerimizdeki bir evin onunde. Once bir arabayi kistirip icindeki adami kelepcelediler. Kucuk bir cocugun (belki de adamin oglu) gozu onunde olmasi uzucu geldi bana. Sonra 10larca polis hizla bir eve dogru kostular. Tam su filmlerde gordugunuz kapiya polislerin dizilip birinin elindeki 'koc' (ya da artik ne diyorlarsa ona) ile kapiyi kirip acmasi ve ardindan polislerin iceri girisini canli izledik. Boole ilginc bir gundu.
Resimlerin devamini surdan gorebilirsiniz...
Cuma, Ağustos 10, 2007
Mahir II Yolda: Kebap Ye
Google News'da okudugum bir haberi geceyim size: Dort yildir Fransa'da donercilik yapan 27 yasindaki gocmen Mehmet Yilmaz adinda (takma adi Lil'Maaz imis) bir Turk, yaptigi hip hop /rap tarzi "kebab ye" (Mange du Kebab) klibi ile meshur olmus ve EMI ile anlasma imzalamis.
Daily Motion sitesinde (YouTube'un Fransiz versiyonu) yayinlanan klip 400.000in uzerinde hit almis ve EMI ile anlasma yapip 'single' olarak piyasaya cikartmis. Bir "My Space" alani bile varmis Lil'Maaz'in. Alkis, alkis!
Daily Motion sitesinde (YouTube'un Fransiz versiyonu) yayinlanan klip 400.000in uzerinde hit almis ve EMI ile anlasma yapip 'single' olarak piyasaya cikartmis. Bir "My Space" alani bile varmis Lil'Maaz'in. Alkis, alkis!
Perşembe, Ağustos 09, 2007
Deep Purple ve Yagmur
Yerimiz tam koridor kenarindaydi. Koridor hic bos kalmadi desem yeridir. Surekli birileri gidip geliyordu. Amma kurtlu bu seyirci yaw diye de eglendik kendi kendimize. Bir yerlerinde duramadilar hakkaten, surekli bara, tuvalete tasindi durdu millet.
Birkac gundur bekledigimiz yagmur Sali gecesi nihayet yagdi. Nem tavana vurmustu artik. Ama ne yagmak! Gece 1-2 kere kovayla bosaltilircasina yagan yagmurun ve cakan simseklerin sesine uyandim ama sabah yagmur dinmis, ortalik durgun gorunuyordu. Neme zerre kadar katkisi olmamisti yagmurun, hala cooook sicak ve nemliydi. Otobus vaktinde geldi sabah, biraz uzun surdu yol ama zirt pirt otobusun biri bozuldugu ya da bir sebepten trafik tikandigi icin cok onemsemedim. Megersem New York felc olmus. Sokaklarda acaip bir kalabalik vardi. Toplamda yagan yagmur oyle cok asiri degil aslinda ama bunun cogu sabaha karsi 1 saat icinde yaginca dagitmis ortaligi.
Raylara erisen sular otomatik sinyal sistemini durdurdugu icin subwaylerin nerdeyse tamami durmus calismiyor, trenlerde ve otobuslerde gecikmeler var, LIRR trenleri iptal (raylara agac devrilmis), tunellerin bazilarini su basmis...Brooklyn'de iyice vahimmis durum, ufak bir kasirga olusmus bazi evlerin catisini ucurmus, agaclari devirmis. Ben 10'da ise geldigimde en erken gelenlerden biriydim, saat 12'de hala yolda olup da gelmeye calisanlar vardi, bir suru insan da cabalamaktan vazgecip eve donmus. Normalde de Allah dusurmesin dedigimiz Manhattan trafigi tam arapsaci olmus herkes otobuslere ve taksilere hucum edince.
Aksam saatlerinde hala bazi calismayan subwayler vardi, bugun oldukca yoluna girmis hersey. Aksayarak calisan birkac tren vardi sabah sadece, simdi onlar da normale donmustur herhalde. Sehrin altyapisinin ciddi bir elden gecmesi gerektigini gosteriyor bu da. Dun aksamustu de yagmur bekleniyordu mesela yagmadi. Ustune bir de o yagsaydi tam senlik olacakti.
Salı, Ağustos 07, 2007
Bridgeport Yollari Tastan...
Sigortalarla ugrasiyorlar su ara, o da cok bela bir is, tum masraflarini alamayacaklar cok buyuk ihtimalle. Sigortalarin masraf anlayisi oldukca farkli bu ulkede cunku :( Charles bu evi ilk aldiginda evin onundeki buyuk agaci kestirtmis sigorta evin ustune dusebilir diye. Her agaci da onceden tahmin etmek mumkun olmuyor tabi.
Sos canavari Charles nefis soslu sisler yapti bize. Tam biz onlar ve masadaki bilimum yiyecekle tikabasa doymus durumdayken, gecen sefer de doyduk diyip etleri yemediniz bu sefer kacis yok, bunlar sadece appetizerdi, ana yemek simdi geliyor dedi:) Adille dehset icinde baktik birbirimize. Mumkun degil bir catal daha yememiz. Valla catlamak uzereyiz, billa doyduk diye uzun ugraslar sonucu Charles'i etleri pisirmemeye razi edebildik. Kendisi hic hoslanmadi bu durumdan ama yeterince acikli bakabildik saniyorum ikna oldu.
Perşembe, Ağustos 02, 2007
Domuscuk
Onbilgi:Gecen hafta Bezen'le stroller bakmaya ciktik Lara Su hanim icin. Konusurken Bezen,
- "Cin takvimine gore sen "domuz yili"nda dogmussun. Kizimiz da hem senin gibi Akrep olacak, hem de bu yil "domuz yili" imis yine." dedi...
Giris:
Benim eski mudurlerden Jay her yaz evinde bbq partisi veriyor. 2006 ve 2005'de gitmis ve gayet eglenmistik. Bu yil biraz kararsiz kaldik. Davetiye'nin uzerinden 1.5 ay gecti. Neyse dun artik Jay'de bir e-mail atip, plan yapicaz bir karar verin gari deyince e peki dedik.
Gelisme:
Arkasindan bir telefon. Hala Jay ile calisan eski takim arkadasimlarimdan unix dunyasindan Linda. Linda hanim Cin'li. Dunya tatlisi bir kizi var. 8 Agustos'da 6sina basacak. Manhattan'da oturduklarindan arabalari yok. Jay'de 2 saat uzakta Long Island'da oturuyor.
- "Sizinle gelebilir miyiz yine?" diye sordu. Bezen'in hamile oldugunu ogrenmis tebrik etti ve dedi ki
- "Biliyor musun cok sevindim, bu yil bizim takvimimizde sadece domuz degil 'altin domuz yili" (year of the Golden Pig) yili. Bu yil dogan cocuklarin gelecegi cok parlak olacak (Cinlilerin Allahi para olduguna gore cok zengin olcek filan demek istedi herhalde).
O anda dank etti, tanidigim diger bir kac Cin'li diger arkadaslarin bu yil bebek bekliyor. Sonra google'ladim baktim ilk gelen yazida diyor ki G.Kore'de nufusun %10 artmasi bekleniyormus bu yil. Ayrica bu olay 600 yilda bir olan bir sey....
Yalniz galiba bir 0 fazla atmislar. Hergun ise gidip gelirken dinledigim National Public Radio (NPR)'in sitesinde yer alan "Cin, Altin Domuz yilina hazirlaniyor" baslikli mesajda, 60 yilda geldiginden bahsediliyor bu yilin ve Cin'in "tek cocuk" politikasi yuzunden pek cok ciftin bu yil bebek sahibi olmayi planladigini yaziyor.
Cin'den bir siteye baktim, 600 degil 60 yil demis... Cin takviminde her yil 12 burc ve 5 elementten biri ile eslestirilmis: "Altin, Odun (Cem Yilmaz'in filmi geldi aklima simdi), Su, Ates ve Toprak". Dolayisiyla Golden Pig 60 yilda bir denk geliyor.
Gel gor ki Kore'den The Seoul Times'da 600 yil demis ve "domuz" yilinda doganlari (ornek 1971) soyle tarif etmis (vallahi bildi):
"Domuz yilinda doganlar, cesur, sadik ve dusunceli olurlar. Bilgiye actirlar. Kolay sinirlenir ve sakinlesirler; kolay kolay arkadas edinemezler ama dostluklari kalicidir. Bazen fazlaca durust (bosbogaz mi demek istedi acep?) davranip kendilerini zora sokarlar. Is dunyasinda iyi degildirler ve edebiyat, sanata daha yatkindirlar."
Sonuc:
Bilmiyom valla ben WoW'a donuyorum.
Çarşamba, Ağustos 01, 2007
Guncelleme
Bir haftadan fazla olmus son postu gondereli. Agustosa girmisiz bir de bugun, nereye gitti bu yilin ilk yarisi diye saskin saskin bakmaktayim. Iyi ki yeniyilda resolution listesi cikarmamisim bu sefer, nasilsa yapamaycakmisim:)) Birikti tabi yazacak seyler ama yapilacak isler (ozellikle isyerinde) daha hizli birikiyor su gunlerde. Cok vaktim yok simdi de, biraz geyik yapip gidecegim:)
Once isten baslayalim. Green card skandalini yazmistim gecenlerde, AILA class-action dava acmaya hazirlaniyordu. Birkac senator de girdi isin icine, buyuk sirketler itiraz etti, Microsoft'un bu vize rezaletinden bikip Kanada'da ofis aciyorum demesi iyice tuzbiber oldu. Tam AILA'nin davayi acacagi gun USCIS geri adim atti ve 17 Agustos'a kadar basvurularin kabul edilecegini bildirdi. Tabi bizim rafa kalkan acil durum plani tekrar devreye girdi.
Dun doktora gittim. 26. haftadayim su an. Kendimi kocaman hissediyorum. Karnim buyudukce boyum kisaliyormus gibi geliyor bir de:) Bugun belim agridi bayagi, hic hosuma gitmedi bu. Kalan donemde de agriyacagi anlamina gelmiyordur umarim bu. 2 hafta sonra seker testi yapilacakmis. Ac gel seker yukleyecegiz dediler. Ne kadar yuklenecekse ben yuklerdim siz zahmet etmeyin dedim kahvaltida cheesecake hayalleri kurarak ama yemediler:) Bir de ikinci rhogam ignemizi olacakmisiz, kan uyusmazligi icin olan. Acitiyor meret yahu.
Yuzmeye tekrar basladim gecen hafta. Farkettim ki surekli bahane bulup gitmemeye calismamin nedeni kulvar paylasiyor olmaktan hic hoslanmamak. Gittigim gymin havuzunda iki kulvar var. Pek buyuk bir havuz degil, sadece 4 kisi yuzebiliyor ayni anda. Bir kulvari iki kisi paylasiyor yani. Tamam iki kisinin yuzebilecegi kadar genis bir kulvar ama ben hoslanmiyorum yine de. Ender de olsa kolu bacagi carpabiliyor insanin yanindakine. 5 dakika daha fazla yurumeyi goze alip (ogle tatilinde gidiyorum ya her dakika kiymetli malum) bizim gymin daha yukaridaki bir subesine gitmeye basladim. Burda herkesin kendi kulvari var. Bir de hamile mayosu aldim kendime, biricik mayomun lastikleri iyice sunmesin diye. Allahim ne kadar komikmis bu hamile mayolari, yok boyle birsey. 2 parcadan olusuyor. Ust kisim oldukca bol haliyle. Alt kisim ise belinize kadar cikan bir babaanne donu:) Tam olsun diyip kirmizi beyaz potikare bir tane sectim, masa ortusu tadinda dolaniyorum artik gymde:)
Haftasonu Tolga burdaydi. Evet, biz de inanamadik. Gelmesiyle gitmesi bir oldugu icin hicbirsey anlamadik. Cumartesi sabah Adil, Tolga cok kisa sureligine buraya gelecekmis galiba dedi. Daha once de boyle oldugu, ha geliyor ha geldi diye heyecanla beklesirken onun planlari degisip bir turlu gelemedigi icin artik kanit istiyorum:) Bileti gormeden inanmam dedim onun icin. Hemen ardindan Tolganin onu aramamizi isteyen mesajini gorduk. Bir aradik ki aaa Connecticut'daymis, dun gelmis. Ve aaa yarin donuyormus. Aksam geldi Hoboken'a gittik, sabah da Eliflerle Edalar kahvaltiya gelecekti zaten onlara da hos bir surpriz oldu, hep beraber kahvalti ettik. Biraz alisveris derken ucak saati geldi ne yazik ki, havaalanina goturduk, gitti:(
Once isten baslayalim. Green card skandalini yazmistim gecenlerde, AILA class-action dava acmaya hazirlaniyordu. Birkac senator de girdi isin icine, buyuk sirketler itiraz etti, Microsoft'un bu vize rezaletinden bikip Kanada'da ofis aciyorum demesi iyice tuzbiber oldu. Tam AILA'nin davayi acacagi gun USCIS geri adim atti ve 17 Agustos'a kadar basvurularin kabul edilecegini bildirdi. Tabi bizim rafa kalkan acil durum plani tekrar devreye girdi.
Dun doktora gittim. 26. haftadayim su an. Kendimi kocaman hissediyorum. Karnim buyudukce boyum kisaliyormus gibi geliyor bir de:) Bugun belim agridi bayagi, hic hosuma gitmedi bu. Kalan donemde de agriyacagi anlamina gelmiyordur umarim bu. 2 hafta sonra seker testi yapilacakmis. Ac gel seker yukleyecegiz dediler. Ne kadar yuklenecekse ben yuklerdim siz zahmet etmeyin dedim kahvaltida cheesecake hayalleri kurarak ama yemediler:) Bir de ikinci rhogam ignemizi olacakmisiz, kan uyusmazligi icin olan. Acitiyor meret yahu.
Yuzmeye tekrar basladim gecen hafta. Farkettim ki surekli bahane bulup gitmemeye calismamin nedeni kulvar paylasiyor olmaktan hic hoslanmamak. Gittigim gymin havuzunda iki kulvar var. Pek buyuk bir havuz degil, sadece 4 kisi yuzebiliyor ayni anda. Bir kulvari iki kisi paylasiyor yani. Tamam iki kisinin yuzebilecegi kadar genis bir kulvar ama ben hoslanmiyorum yine de. Ender de olsa kolu bacagi carpabiliyor insanin yanindakine. 5 dakika daha fazla yurumeyi goze alip (ogle tatilinde gidiyorum ya her dakika kiymetli malum) bizim gymin daha yukaridaki bir subesine gitmeye basladim. Burda herkesin kendi kulvari var. Bir de hamile mayosu aldim kendime, biricik mayomun lastikleri iyice sunmesin diye. Allahim ne kadar komikmis bu hamile mayolari, yok boyle birsey. 2 parcadan olusuyor. Ust kisim oldukca bol haliyle. Alt kisim ise belinize kadar cikan bir babaanne donu:) Tam olsun diyip kirmizi beyaz potikare bir tane sectim, masa ortusu tadinda dolaniyorum artik gymde:)
Haftasonu Tolga burdaydi. Evet, biz de inanamadik. Gelmesiyle gitmesi bir oldugu icin hicbirsey anlamadik. Cumartesi sabah Adil, Tolga cok kisa sureligine buraya gelecekmis galiba dedi. Daha once de boyle oldugu, ha geliyor ha geldi diye heyecanla beklesirken onun planlari degisip bir turlu gelemedigi icin artik kanit istiyorum:) Bileti gormeden inanmam dedim onun icin. Hemen ardindan Tolganin onu aramamizi isteyen mesajini gorduk. Bir aradik ki aaa Connecticut'daymis, dun gelmis. Ve aaa yarin donuyormus. Aksam geldi Hoboken'a gittik, sabah da Eliflerle Edalar kahvaltiya gelecekti zaten onlara da hos bir surpriz oldu, hep beraber kahvalti ettik. Biraz alisveris derken ucak saati geldi ne yazik ki, havaalanina goturduk, gitti:(
Pazartesi, Temmuz 23, 2007
Latitude ve Seoul Garden
Boyle keyifli bir yemegin arkadasindan ne yapilir? Tam karsidaki Kore pastanesinde tatli ve cay molasi verilir. Yorulduk ya yemekten, o bakimdan. Koryodang o mahalledeki en elit pastane. Pek cok pastaneye gore de elit bir pastane aslinda. Uzakdogu tatlilarini cok seviyorum ben, fazla sekerli degil (oyle geliyor tadi en azindan) ama hem gozu hem mideyi tatmin ediyor.
Cumartesi, Temmuz 21, 2007
Bir resim, bir oyku, bir film...
Efendim, yukaridaki resim, Kanadali Edward Burtynsky tarafindan 1996'da Sudbury, Ontario'da cekilmis. Resim, "Nickel Tailings #34" adi altinda yayinlanmis...Nerde gordum bu resmi? Amazon.com'a bir ugradim, Harry Potter serisinin son kitabi audio book olarak yarin satisa sunulacak mi acaba diye bakmak icin. Jim Dale'in sesi ile dinledik daha onceki kitaplarin hepsini, netekim bu son kitabin audiobook'unu bugunden siparis vermek mumkunmus ama 2 gun sonra gelecekmis.
Iyi de Amerikan halki durmaz kardesim. Daha simdiden "kitap yorumu" basligi altinda agzindan baklayi cikartmis bir kac kisi :( Nasil Sopranos delisi oldugumu yazmistim. Gecen ay son bolumunun yayinlanmasinin ardindan, gunlerce radyo dinlerken, televizyon izlerken, internette haber okurken sonunu ogrenmeyeyim diye epey ugrastim. Hala da antenler acik, "Sopranos..." denince kulaklarimi kapatiyor, gozlerimi kaciriyorum :) Ama dedim ya "spoiler" kulturu var burda. Illa sonunu soyleyecek birileri, catlarlar yoksa.
Gecen sene yasanan bir olay geliyor aklima. Guya komiklik olsun diye adamin biri geceden Harry Potter sirasina girenlerin yanina yaklasip "sonunda.... oluyor" diye bagirip kacmisti.
Velhasil, 2 gunde audiobook bana gelinceye kadar neler olur neler. Ben en iyisi yarin gece yarisindan itibaren, Audiobook Newsgroup'larini taramaya baslayayim diyorum...Bakalim ne kadar surecek birinin son kitabi oralara upload etmesi...
Harry Potter'dan Nickel Tailings resmine nasil mi gectik? Soyle oldu.... Amazon.com'a kullanici adimla girince, sag ustte "Amazon Blog for Adil Hindistan (13 blogs)" diye bir link gordum.
Amazon, benim ilgilenecegimi varsaydigi blog yazilarini gosteriyor. Bir tanesinin basligi "Cow Emissions: An Inconvenient Reality" ('Uygunsuz Gercek'). Efendim, bu Japonlar et icin beslenene ineklerin yellenme ve gegirme marifetiyle urettigi metan gazini olcmusler ve "2.2 pound et uretmek icin cevreye verilen zarar ile 3 saat otomobil kullanmanin cevreye verdigi zarar birbirine esit" gibi bir sonuc cikartmislar.
Yukarida linkini verdigim blog yazisinda bu durum dile getirilip, yaptigi "An Inconvenient Truth" ('Uygunsuz Dogru') adli dokumanter ile cevre sorunlarina dikkat cekmeye calisan ve hibrid otomobilleri promote eden Al Gore'a verip veristirilmis. Hybrid arabalarin uretildigi Sudbury ile ilgili bir resim olarak da konumuz olan resim konulmus oraya.
O yaziyi yazan adami Sibel Kazakci'ya havale edip, 1996'da cekilmis resmi kullanarak, simdi o bolgede uretilen hybrid arabalara laf ettigi icin dunyanin kac bucak oldugunu gostermek de var ama asil ilgilendigim konu "resim". Tarifi zor bir buyuleyiciligi var. Carpici bir cekicilik. Dogaya verdigimiz zarari gosteriyor, bir cirkinlik aslinda anlatilan ama o 'cirkinlik' ne kadar 'guzel' anlatilmis. Di mi ama?
Cuma, Temmuz 20, 2007
Kelin ilaci olsa...
Hani su Garanti'li Ayip yazisinin ardindan bu isin pesini birakmayacagim demistim ya. Usenmedim gittim http://www.sikayetvar.com/ a uye oldum ve sikayetimi yazdim.
Yalniz, uye olurken sorulan bir soruya ne cevap verecegim bilemedim: "Sehir". Baktim Turkiye'deki tum sehirler siralanmis ve birini secmem mecburi, memleketimi seceyim bari dedim ve Trabzon'u isaretledim. Ev, is vs. telefonlari girerken de bir tek kutu var, dolayisiyla 12011234567 seklinde ulke kodu ile birlikte yazdim.
Neyse, aksam Bezen'e siteyi gosteriyordum. Girdik baktik ki sikayetimiz yayinlanmaya uygun gorulmemis. Sebep?
"Şikayetiniz üye bilgilerinizde telefon numaralarınız olmadığı için şikayetiniz yayımlanmamıştır. Gerekli düzenlemeleri yapıp tekrar gönderebilirsiniz. "
Dedim herhalde, sehire baktilar Trabzon, telefon numarasina baktilar 462li degil, hatali telefon varsaydilar...
E olmazsa Turkiye'den ailelerin birinin telefonunu yazariz dedik. Ekrana bakiyoruz ikimizde ama kayit bilgilerimizi degistirmek icin bir link goremiyoruz. Olur mu canim, biz goremiyoruzdur diye sitedeki tum linklere tikladik bir 15 dk. boyunca. Yok kardesim, kayit bilgilerini nerden degistirecegimizi bulamiyoruz.
Sonunda pes ettik, on sayfadaki "Iletisim" linkine basip, "Telefon numaralarimiz dogru! Kayitta bir yanlis bilgi girmisligimiz filan yok, biz yurtdisinda yasiyoruz. Olsa bile degistirmek icin bir link goremiyoruz, nasil is?" deyu sikayet sitesine kendileri ile ilgili sikayetimizi bildirdik :)
Ha bu arada, sitede kor gozum barmagina der gibi Musteri Dostu sirketler siralamasinda Garanti Bankasi 5 yildiz almis %100 yaziyor yanina. Ama sikayetlere bakiyorsunuz, 100lerce sayfa tutuyor.
Bana yaptiklari gibi "Kusura bakmayin yardimci olamiyoruz" turunden cevaplari "cevap" sayiyorlar galiba.
Dun aksam postalamistik, ne zaman http://www.sikayetvar.com/ dan cevap gelecek bilmiyorum. Bugun "Sizi kime sikayet edecegiz?" baslikli bir mesaj daha biraktim onlara. Eger onlari kayit bilgilerimizin dogruluguna inandirabilirsek, belki sikayetimizi yayinlanacak. Breh, breh...
[Guncelleme 19 Temmuz 2007]
Kimden kismi bos bir e-mail gelmis Sikayetvar.com'dan ve spam filtrelerine takilmis. Soyle diyorlar:
Sayın Üyemiz; Sitemiz yeni bir yapılanma içerisindedir.Bu süre.te belirttiğiniz eksiklik de mutlaka giderilecektir. Adınızı, soyadınızı ve telefon numaralarınızı açık ve doğru olarak belirttiğiniz taktirde şikayetiniz en kısa sürede yayımlanacaktır. Saygılarımızla Sikayetvar.com
Ama hala gonderdigim sikayet yayinlanmamis. Ne is bilemedim.
[Guncelleme - 26 Temmuz 2007]
Iki kere daha mesaj biraktik. Mesaj birakmak icin bile ugrasmak zorunda kaldik. Uzun uzun, guzel guzel yazdik aciklamamizi tekrar ve gonderdik.
Aaa! Ekranda bir mesaj "Hata". O kadar. Ne hatasi, ne oldu belli degil. O kadar ugrasip yazdigimiz yazi gidiverdi. Oturduk, bir daha yazdik. Gondermeden bir kenara kaydettik ne olur ne olmaz diye. Yine ayni sey oldu...
Belki de sistemlerinde gonderilen mesajin buyuklugu ile ilgili bir sinir vardir ve biz onu asiyoruzdur diye mesaji 2ye bolduk. Bu sefer hata gelmedi.
Ama SikayetVar.com'dan bize bir cevap da gelmedi. Sikayetimiz de hala yayinlanmadi. Kusura bakmasinlar ama igneyi kendilerine batirmayi unutmuslar.
Yalniz, uye olurken sorulan bir soruya ne cevap verecegim bilemedim: "Sehir". Baktim Turkiye'deki tum sehirler siralanmis ve birini secmem mecburi, memleketimi seceyim bari dedim ve Trabzon'u isaretledim. Ev, is vs. telefonlari girerken de bir tek kutu var, dolayisiyla 12011234567 seklinde ulke kodu ile birlikte yazdim.
Neyse, aksam Bezen'e siteyi gosteriyordum. Girdik baktik ki sikayetimiz yayinlanmaya uygun gorulmemis. Sebep?
"Şikayetiniz üye bilgilerinizde telefon numaralarınız olmadığı için şikayetiniz yayımlanmamıştır. Gerekli düzenlemeleri yapıp tekrar gönderebilirsiniz. "
Dedim herhalde, sehire baktilar Trabzon, telefon numarasina baktilar 462li degil, hatali telefon varsaydilar...
E olmazsa Turkiye'den ailelerin birinin telefonunu yazariz dedik. Ekrana bakiyoruz ikimizde ama kayit bilgilerimizi degistirmek icin bir link goremiyoruz. Olur mu canim, biz goremiyoruzdur diye sitedeki tum linklere tikladik bir 15 dk. boyunca. Yok kardesim, kayit bilgilerini nerden degistirecegimizi bulamiyoruz.
Sonunda pes ettik, on sayfadaki "Iletisim" linkine basip, "Telefon numaralarimiz dogru! Kayitta bir yanlis bilgi girmisligimiz filan yok, biz yurtdisinda yasiyoruz. Olsa bile degistirmek icin bir link goremiyoruz, nasil is?" deyu sikayet sitesine kendileri ile ilgili sikayetimizi bildirdik :)
Ha bu arada, sitede kor gozum barmagina der gibi Musteri Dostu sirketler siralamasinda Garanti Bankasi 5 yildiz almis %100 yaziyor yanina. Ama sikayetlere bakiyorsunuz, 100lerce sayfa tutuyor.
Bana yaptiklari gibi "Kusura bakmayin yardimci olamiyoruz" turunden cevaplari "cevap" sayiyorlar galiba.
Dun aksam postalamistik, ne zaman http://www.sikayetvar.com/ dan cevap gelecek bilmiyorum. Bugun "Sizi kime sikayet edecegiz?" baslikli bir mesaj daha biraktim onlara. Eger onlari kayit bilgilerimizin dogruluguna inandirabilirsek, belki sikayetimizi yayinlanacak. Breh, breh...
[Guncelleme 19 Temmuz 2007]
Kimden kismi bos bir e-mail gelmis Sikayetvar.com'dan ve spam filtrelerine takilmis. Soyle diyorlar:
Sayın Üyemiz; Sitemiz yeni bir yapılanma içerisindedir.Bu süre.te belirttiğiniz eksiklik de mutlaka giderilecektir. Adınızı, soyadınızı ve telefon numaralarınızı açık ve doğru olarak belirttiğiniz taktirde şikayetiniz en kısa sürede yayımlanacaktır. Saygılarımızla Sikayetvar.com
Ama hala gonderdigim sikayet yayinlanmamis. Ne is bilemedim.
[Guncelleme - 26 Temmuz 2007]
Iki kere daha mesaj biraktik. Mesaj birakmak icin bile ugrasmak zorunda kaldik. Uzun uzun, guzel guzel yazdik aciklamamizi tekrar ve gonderdik.
Aaa! Ekranda bir mesaj "Hata". O kadar. Ne hatasi, ne oldu belli degil. O kadar ugrasip yazdigimiz yazi gidiverdi. Oturduk, bir daha yazdik. Gondermeden bir kenara kaydettik ne olur ne olmaz diye. Yine ayni sey oldu...
Belki de sistemlerinde gonderilen mesajin buyuklugu ile ilgili bir sinir vardir ve biz onu asiyoruzdur diye mesaji 2ye bolduk. Bu sefer hata gelmedi.
Ama SikayetVar.com'dan bize bir cevap da gelmedi. Sikayetimiz de hala yayinlanmadi. Kusura bakmasinlar ama igneyi kendilerine batirmayi unutmuslar.
Çarşamba, Temmuz 18, 2007
Garanti'li Ayip!
Garanti Bankasi sayesinde bugun yine burnumdan soluyorum :( Sabah bir telefon,
"Garanti Hakli Musteri Hatti'ndan ariyorum, ben Nil"...
Yillardir Garanti Bankasi'ni kullaniyorum. Internet Subesi kullanima acilir acilmaz kullanmaya baslamistim. Gayette memnundum. ABD'ye yerlesince, internet subesini kullanmaya devam ettim ama tabii cok seyrek.
3-4 yil onceydi. Internet sifremi unuttum. Canim cikti yeniden sifre alana kadar. Illa da subemize geleceksiniz. ODTU-MD listesine yazmistim o zaman. Birileri Garanti'nin icinde yetkili baskalarina iletmis ve onlar da benimle temasa gecip 3 dk. da yeni sifre vermislerdi.
Iki ay once filandi, acil bir durumda internet subesini kullanmam gerekti. 3 kez yanlis sifre girince kilitleniyor. 1.yi girdim, yanlis dedi. Herhalde yanlis bir tusa bastim diye yavas yavas dikkatlice tekrar girdim, yine yanlis. Aaaa, galiba suna degistirmistim deyip guya dogru sifreyi girdim ve kilitlendi.
Hadii al basina belayi. Normalde Turkiye'de elinde envay cesit Garanti kartlarindan biri olan icin cozumu basit. Ama yurt disinda Garanti kartlarina ihtiyacim olmadigi icin kullanmiyorum, hic bir kartim yok. Sorunda bu noktada basliyor.
Efendim, 444 0 333'u aradim (Hatirlarim bir sure bu numarayi nasil cevirecegimi anlamaya calistim, sonradan kesfettim basina 212 gelecekmis).
- Bir suru guvenlik sorusu, ardindan baska birine bagladilar...
- Yine bir suru guvenlik sorusu, ardindan "subenizle halletmeniz lazim"...
- Verdikleri numarayi aradim, "yanlis numara, siz surayi aramalisiniz"...
Sonunda Subenin telefonunu buldum (Garanti Ankara Yenisehir subesi)
- "Bizim boyle bir islemimiz yok, gorusmeleri kaydetemiyoruz zaten, siz en iyisi hakli musteri hatti ile gorusun"
- Hakli Musteri hattindan "Burcu" hanim'la gorustum. "Sube'ye gitmeniz lazim".
Anlatmaya calisiyorum, "Yurt disinda yasiyorum, subeye gitmem mumkun degil. Bakin benim basima iki uc once de bu durum geldi, biliyorum ki bir islem mumkun, subeye gitmeden de halledilebiliyor"...
- "Yardimci olamayacagim, kusura bakmayin" diyor.
Iki saat telefonlardayim artik sinir filan kalmamis. Ortalikta bir sacmalik var anlamak istemiyorlar. "Sizin guvenliginiz icin" diyorlar surekli "guvenlik dediginiz uygulama, benim bankayi kullanamaz hale gelmeme sebep oluyor, bana bir cozum onerin" diyorum. Yok.
Lanet olsun dedim, biraktim pesini. Gel gor ki guvenligimi acisindan sirket e-mail adresim, telefonlarim vs. ellerinde kayitli tum bilgileri dogrulamamin yeterli olmayacagina kanaat getiren Garanti Bankasi, surekli promosyon e-mailleri gondermeye devam ediyor. Dun "Garanti Sifreninizi unutursaniz"... diye bir e-mail gelince dayanamadim yine...
Gittim bilmem kacinci kere Hakli Musteri hatti e-mailine bir mesaj gonderdim. Ozetle durumu anlattim ve ek olarak dedim ki,
"Bakin, yurt disinda yasayan musterilerinizi hic goz onune almiyorsunuz. Surda size telefon numarasi birakacagim, onda bile (alan kodu)+(telefon numarasi) icin 2 alan var ama (Ulke kodu) yok. Ulke kodunu veremezsem, nasil arayacaksiniz beni? Cok mu zor [+90] diye bir kutucuk daha eklemek?"
"Hakli musteri hatti diyorsunuz kendinize, ama haklisysam niye sorunumu cozmuyorsunuz?"
Sabah bir telefon,
"Garanti Hakli Musteri Hatti'ndan ariyorum, ben Nil. Sikayetinizi aldik, sorulariniza cevap verecegim ama once guvenliginiz icin bir iki sorum olacak"...
Yanitliyorum sorularini, benim ben olduguma kanaat getiriyor ve soyle diyor:
- "Sorununuzu daha once de iletmissiniz, ancak maalesef bir cozumu yok. Farkli bir sey soyleyemeyecegim".
- "E niye aradiniz o zaman? Ben de size mesajimda, bir cozum oneremediginizi yazdim. Biri boyle bir karar vermis ama sorun yaratiyor. Yok mu bu konuyu iletebilecegimiz ust merci? Sorunu cozecek biri yok mu Garanti'de?" diye soruyorum
- "Daha once bir suru sikayet geldi ama maalesef yapacak bir seyimiz yok. Sizin guvenliginiz icin bu"...
Tam anlamiyla bir komedi. Guvenligim icin kendi parama erisemiyorum :)
[GUNCELLEME - 23 Temmuz 2007]
Gecen hafta 2 tane hakli musteri hattina iki tane mesaj gonderip, "durumum bu, bankanizi kullanamiyorum ama ha bire istemedigim promosyon e-mailleri gonderiyorsunuz. Nasil cikilacagina dair bir bilgi de yok. Artik bu "spam"! benim gozumde, cikartin e-maillerimi..." demistim.
Bugun cevap gelmis:
*************************************************************
[GUNCELLEME - 26 Temmuz 2007]
Garanti Bankasi - Hakli Musteri Hatti Sikayet#2886296
Bir kac kez bu kanaldan size ilettigim uzere, ABD'de yasadigim icin sadece internet bankaciligini kullaniyordum ve hesabim kilitlendigi icin su anda onu da kullanamiyorum. Defalarca belirttigim uzere, Garanti Bankasindan hic bir kartim yok, tum kartlarimi yillar once iade ettim, kapattirdim.
Ancak anliyorum ki benim bir istegim, basvurum olmadigi halde Turkiye'deki akrabalarima giden extreden anliyorum ki Garanti Bankasi Shop & miles gold cardim varmis gibi bana hesabima borc yazmis (son odeme tarihi 4 Haziran). Benim Shop and miles kartim yok. Boyle bir karti istemedim, elime ulasmis da degil.
Bir kac kez Turkiye'deki adresime Garanti Bankasindan icinde ne oldugunu bilemedigimiz paketler gelmis ancak yurt disinda yasadigim aktarilinca paket akrabalarima verilmemis. Bunlari teyid edebilirsiniz.
Internet bankaciligini kullanamadigim icin benim kontrol etme imkanim yok ancak daha once de belirttigim gibi Garanti Bankasindan hic bir kredi kartim yok. Dolayisiyla, hesabimdan kart uyeligi bedeli adi altinda 24 Mayis 2007 tarihinde kesilen 40 YTL ve varsa diger ucretlerin iptal edilmesi ve kesilen meblaglarin hesabima aktarilmasini rica ediyorum.
Saygilarimla,
Adil Hindistan
Bu mesaji gonderdikten bir gun sonra is telefonumdan aradilar ve "Shop and miles kartinizdan o para kesildikten sonra odeme yapmissiniz (otomatik cekiliyor hesabimdan). Ekstreye baska bir kayit girdigi icin (ev sigortasi) paranizi size geri odeyemiyoruz ancak isterseniz kartinizi iptal edelim, seneye odemek zorunda kalmazsiniz." dediler.
Mecbur razi olduk.
*************************************************
Garanti Bankasi - Hakli Musteri Hatti Sikayet #2909291
Cok kisa bir sure once, Sifremin kilitlenmesi sonucu Internet Bankaciligini kullanmadigimi, hesabima erisemedigimi, e-mail adresim ve dahi diger bilgileri degistiremedigimi ancak, turlu turlu icinde nasil bu tur e-mailleri almayacagimi belirtmeyen Garanti Bankasi menseili spam e-maillerler aldigimi yazmistim.
Is telefonumdan aranmis ve bu tur e-mailleri artik almayacagim, e-mail listelerinden cikartildigim belirtilmisti.
Ancak goruyorum durum bu degil. Bugun, "Yatırım Denince Akla paragaranti.com Gelir!" baslikli bir e-mail geldi.
Daha ne kadar acik yazabilirim bilemiyorum, ben ekstre disinda e-mailler almak istemiyorum. Yurt disinda yasadigim icin promosyonlarinizla ilgilenmiyorum. Lutfen e-mail adresimi tum bu promosyon listelerinden cikartin.
Bu e-mailleri gonderenlere anlatin lutfen, mesajin icerisinde e-maili almak istemeyenler icin unsubscribe olabilecekleri bir link olmali. Spamcilerle Garanti Bankasi arasinda bir fark olsun, degil mi?
Saygilarimla,
Adil Hindistan
"Garanti Hakli Musteri Hatti'ndan ariyorum, ben Nil"...
Yillardir Garanti Bankasi'ni kullaniyorum. Internet Subesi kullanima acilir acilmaz kullanmaya baslamistim. Gayette memnundum. ABD'ye yerlesince, internet subesini kullanmaya devam ettim ama tabii cok seyrek.
3-4 yil onceydi. Internet sifremi unuttum. Canim cikti yeniden sifre alana kadar. Illa da subemize geleceksiniz. ODTU-MD listesine yazmistim o zaman. Birileri Garanti'nin icinde yetkili baskalarina iletmis ve onlar da benimle temasa gecip 3 dk. da yeni sifre vermislerdi.
Iki ay once filandi, acil bir durumda internet subesini kullanmam gerekti. 3 kez yanlis sifre girince kilitleniyor. 1.yi girdim, yanlis dedi. Herhalde yanlis bir tusa bastim diye yavas yavas dikkatlice tekrar girdim, yine yanlis. Aaaa, galiba suna degistirmistim deyip guya dogru sifreyi girdim ve kilitlendi.
Hadii al basina belayi. Normalde Turkiye'de elinde envay cesit Garanti kartlarindan biri olan icin cozumu basit. Ama yurt disinda Garanti kartlarina ihtiyacim olmadigi icin kullanmiyorum, hic bir kartim yok. Sorunda bu noktada basliyor.
Efendim, 444 0 333'u aradim (Hatirlarim bir sure bu numarayi nasil cevirecegimi anlamaya calistim, sonradan kesfettim basina 212 gelecekmis).
- Bir suru guvenlik sorusu, ardindan baska birine bagladilar...
- Yine bir suru guvenlik sorusu, ardindan "subenizle halletmeniz lazim"...
- Verdikleri numarayi aradim, "yanlis numara, siz surayi aramalisiniz"...
Sonunda Subenin telefonunu buldum (Garanti Ankara Yenisehir subesi)
- "Bizim boyle bir islemimiz yok, gorusmeleri kaydetemiyoruz zaten, siz en iyisi hakli musteri hatti ile gorusun"
- Hakli Musteri hattindan "Burcu" hanim'la gorustum. "Sube'ye gitmeniz lazim".
Anlatmaya calisiyorum, "Yurt disinda yasiyorum, subeye gitmem mumkun degil. Bakin benim basima iki uc once de bu durum geldi, biliyorum ki bir islem mumkun, subeye gitmeden de halledilebiliyor"...
- "Yardimci olamayacagim, kusura bakmayin" diyor.
Iki saat telefonlardayim artik sinir filan kalmamis. Ortalikta bir sacmalik var anlamak istemiyorlar. "Sizin guvenliginiz icin" diyorlar surekli "guvenlik dediginiz uygulama, benim bankayi kullanamaz hale gelmeme sebep oluyor, bana bir cozum onerin" diyorum. Yok.
Lanet olsun dedim, biraktim pesini. Gel gor ki guvenligimi acisindan sirket e-mail adresim, telefonlarim vs. ellerinde kayitli tum bilgileri dogrulamamin yeterli olmayacagina kanaat getiren Garanti Bankasi, surekli promosyon e-mailleri gondermeye devam ediyor. Dun "Garanti Sifreninizi unutursaniz"... diye bir e-mail gelince dayanamadim yine...
Gittim bilmem kacinci kere Hakli Musteri hatti e-mailine bir mesaj gonderdim. Ozetle durumu anlattim ve ek olarak dedim ki,
"Bakin, yurt disinda yasayan musterilerinizi hic goz onune almiyorsunuz. Surda size telefon numarasi birakacagim, onda bile (alan kodu)+(telefon numarasi) icin 2 alan var ama (Ulke kodu) yok. Ulke kodunu veremezsem, nasil arayacaksiniz beni? Cok mu zor [+90] diye bir kutucuk daha eklemek?"
"Hakli musteri hatti diyorsunuz kendinize, ama haklisysam niye sorunumu cozmuyorsunuz?"
Sabah bir telefon,
"Garanti Hakli Musteri Hatti'ndan ariyorum, ben Nil. Sikayetinizi aldik, sorulariniza cevap verecegim ama once guvenliginiz icin bir iki sorum olacak"...
Yanitliyorum sorularini, benim ben olduguma kanaat getiriyor ve soyle diyor:
- "Sorununuzu daha once de iletmissiniz, ancak maalesef bir cozumu yok. Farkli bir sey soyleyemeyecegim".
- "E niye aradiniz o zaman? Ben de size mesajimda, bir cozum oneremediginizi yazdim. Biri boyle bir karar vermis ama sorun yaratiyor. Yok mu bu konuyu iletebilecegimiz ust merci? Sorunu cozecek biri yok mu Garanti'de?" diye soruyorum
- "Daha once bir suru sikayet geldi ama maalesef yapacak bir seyimiz yok. Sizin guvenliginiz icin bu"...
Tam anlamiyla bir komedi. Guvenligim icin kendi parama erisemiyorum :)
[GUNCELLEME - 23 Temmuz 2007]
Gecen hafta 2 tane hakli musteri hattina iki tane mesaj gonderip, "durumum bu, bankanizi kullanamiyorum ama ha bire istemedigim promosyon e-mailleri gonderiyorsunuz. Nasil cikilacagina dair bir bilgi de yok. Artik bu "spam"! benim gozumde, cikartin e-maillerimi..." demistim.
Bugun cevap gelmis:
*************************************************************
From: Haklı Müşteri Hattı [mailto:HakliMusteri@garanti.com.tr]
Sent: Monday, July 23, 2007 8:04 AM
Subject: Mesajınız Hakkında
Sayin Adil Hindistan,
Hakli Musteri Hatti formumuzu kullanarak 1576933 numarali mesajinizi bize ulastirdiginiz icin tesekkur ederiz.
Mesajınızda belirtmiş oldugunuz e mail adresinizi kredi kartlari ile ilgili reklam maillerinin gelmemesi icin listemizden cikartmis bulunuyoruz.
Saygilarimizla,
T.GARANTİ BANKASI A.S
HAKLI MUSTERİ HATTI
444 0 338
[GUNCELLEME - 26 Temmuz 2007]
Garanti Bankasi - Hakli Musteri Hatti Sikayet#2886296
Bir kac kez bu kanaldan size ilettigim uzere, ABD'de yasadigim icin sadece internet bankaciligini kullaniyordum ve hesabim kilitlendigi icin su anda onu da kullanamiyorum. Defalarca belirttigim uzere, Garanti Bankasindan hic bir kartim yok, tum kartlarimi yillar once iade ettim, kapattirdim.
Ancak anliyorum ki benim bir istegim, basvurum olmadigi halde Turkiye'deki akrabalarima giden extreden anliyorum ki Garanti Bankasi Shop & miles gold cardim varmis gibi bana hesabima borc yazmis (son odeme tarihi 4 Haziran). Benim Shop and miles kartim yok. Boyle bir karti istemedim, elime ulasmis da degil.
Bir kac kez Turkiye'deki adresime Garanti Bankasindan icinde ne oldugunu bilemedigimiz paketler gelmis ancak yurt disinda yasadigim aktarilinca paket akrabalarima verilmemis. Bunlari teyid edebilirsiniz.
Internet bankaciligini kullanamadigim icin benim kontrol etme imkanim yok ancak daha once de belirttigim gibi Garanti Bankasindan hic bir kredi kartim yok. Dolayisiyla, hesabimdan kart uyeligi bedeli adi altinda 24 Mayis 2007 tarihinde kesilen 40 YTL ve varsa diger ucretlerin iptal edilmesi ve kesilen meblaglarin hesabima aktarilmasini rica ediyorum.
Saygilarimla,
Adil Hindistan
Bu mesaji gonderdikten bir gun sonra is telefonumdan aradilar ve "Shop and miles kartinizdan o para kesildikten sonra odeme yapmissiniz (otomatik cekiliyor hesabimdan). Ekstreye baska bir kayit girdigi icin (ev sigortasi) paranizi size geri odeyemiyoruz ancak isterseniz kartinizi iptal edelim, seneye odemek zorunda kalmazsiniz." dediler.
Mecbur razi olduk.
*************************************************
Garanti Bankasi - Hakli Musteri Hatti Sikayet #2909291
Cok kisa bir sure once, Sifremin kilitlenmesi sonucu Internet Bankaciligini kullanmadigimi, hesabima erisemedigimi, e-mail adresim ve dahi diger bilgileri degistiremedigimi ancak, turlu turlu icinde nasil bu tur e-mailleri almayacagimi belirtmeyen Garanti Bankasi menseili spam e-maillerler aldigimi yazmistim.
Is telefonumdan aranmis ve bu tur e-mailleri artik almayacagim, e-mail listelerinden cikartildigim belirtilmisti.
Ancak goruyorum durum bu degil. Bugun, "Yatırım Denince Akla paragaranti.com Gelir!" baslikli bir e-mail geldi.
Daha ne kadar acik yazabilirim bilemiyorum, ben ekstre disinda e-mailler almak istemiyorum. Yurt disinda yasadigim icin promosyonlarinizla ilgilenmiyorum. Lutfen e-mail adresimi tum bu promosyon listelerinden cikartin.
Bu e-mailleri gonderenlere anlatin lutfen, mesajin icerisinde e-maili almak istemeyenler icin unsubscribe olabilecekleri bir link olmali. Spamcilerle Garanti Bankasi arasinda bir fark olsun, degil mi?
Saygilarimla,
Adil Hindistan
Pazartesi, Temmuz 09, 2007
Fazla Barbeku Goz Cikarir Mi?
Cikarmaz di mi? Bence de:)) Kilolari cikarabilir tabi ama o da gulun dikeni oluversin artik, bakariz caresine bi ara:) Son 5 gune 3 barbeku sigdirdik. 4 Temmuz bagimsizlik gunumuz ya, tatiliz. Barbeku gunu olarak da bilinir. Alismisim tatillerin ya Cuma ya Pazartesi olmasina, bu Carsamba'ya denk gelince garip geldi. Uzun haftasonu olamadi bu sefer. Ama tatil tatildir canim soylenecek degilim:) 4 Temmuz'da barbeku mutlaka yapilir, yapilmamasi ayiptir, olacak sey degildir, dusunulemez. Super bowl'dan sonra ulke genelinde en cok bira tuketilen ikinci gun oldugunu dusunuyorum ayni zamanda. Ogleden sonra barbeku yapilir, aksam da gidilip havai fisekler seyredilir. Kasabalar bir hafta oncesinden deneme atislarina basliyorlar zaten.
Bu gun ayni zamanda can arkadaslarimiz Eda ve Murat'in evlilik yildonumu. Dalya dediler bu yil. Kutlama barbekusu duzenlediler hatta, hep beraber kutladik. Tam ortasinda yagmurun yagacaginin tutmasi gunun tek hadi yaa dedirten seyi oldu. Semsiye altinda mangalin yanmaya devam etmesine engel olamadi ama bu, kimsenin keyfini kacirmaya da yetmedi. Yagmur aksam iyice siddetlenerek yagdigindan havai fisekleri seyretmeye gidemedik. Klasik olarak butun gun yedik. Ilkay'in kofteleri pek meshurdur kabilede ama Murat'in da asagi kalir yani yokmus. Oyle bir yukselttiler ki citayi, kofte sunarken iki kere dusunmemiz gerekecek artik:) Kofteler enfesti. Hersey nefisti aslinda. Hep birlikte kutlayacagimiz nice on yillar diliyoruz arkadaslarimiza (kendimizi de sokusturuverdim hemen araya:)))Pazar gunu Adil'in isten arkadasi Mathieu ve esi Kara geldi. Brooklyn'de oturuyorlar. Iceri girer girmez ilk soyledikleri 'bir daha gelmeyecegiz' oldu:) 1 saat 40 dakika surmus bize ulasmalari. Heheh dedik biliyoruz biz bu duyguyu. Hepi topu 22 mil yol ama arada Manhattan'i gecmek gerekince cidden cok uzun suruyor ve cildirtiyor. Karsiya gectigimiz her seferinde biz de aynen boyle diyoruz:)) Omuz ve bira verdik arkadaslara, yatistilar. Eda ve Murat da gelince yeme fasli icin hazirdik artik. Mathieu Fransiz ve super bir ahci. Tatli isini direk ona atmistik ve onceki gun acaba ne yapacak diye diye kulaklarini cinlatmistik bol bol. Maalesef gec kalkmis arkadasimiz, vakit kalmamis. Pastane tartlariyla idare ettik. Onlar da cok lezzetliydi gerci. Mathieu'nun hanesine yazdik ama, bize komple yemek yapacak simdi:)
Soyle yanyana kapi onlerinde fotograf cekip oyle yazalim diyorduk ama biz fotograf cekene kadar haberin haber degeri kalmayacak, boyle fotosuz yazayim bari:) Balcalar komsumuz oldu sonunda:) Aylar suren beklemeden sonra nihayet yan evimize yerlesti Bolunmez uclusu. Komsuculuk oynuyoruz artik:)
Perşembe, Temmuz 05, 2007
Hoop! Nereye Hemserim?
Gocmen lafini duyunca tuyleri diken diken oluyor burdakilerin bu ara. Kalsinlar mi gelsinler mi gitsinler mi zaten gelmis olanlara noolsun her kafadan bir ses cikiyor. Iyice arapsacina cevirdikleri bir kacak gocmen durumu var nicedir. 12 milyon kacak gocmen var ulkede, ne yapacaklarini bilmiyorlar. Amerikayi Amerika yapan gocmenler degilmis gibi yasalina da kacagina da bir itiraz bir itiraz. Son reform tasarisi (ki gayet ise yaramayacak, gocmenleri sefil edecek bir tasariydi bence) da Senato tarafindan reddedildi. Bazi senatorler boyle bir reform af niteligi tasir, yasal yollardan gelmeye calisanlara haksizlik olur diye karsi cikti tasariya. Benim asil bahsedecegim bu yasal yollarla gelmeye calisan ama uzun ve cetrefilli bir sistemle resmen cezalandirilanlar.Yasal yollardan gelmek isteyenler sacini basini yoluyor bu ara. Simdi uzun uzun anlatamayacagim ama cesitli vize kategorileri var hem is hem de es/aile yoluyla gelmek isteyenler icin. Her kategori icin de yillik bir kota belirlenmis. Cok yetersiz kaliyor kotalar talepler karsisinda, zaman icinde uzuuuun bir bekleme suresi olusmus. Ornek olarak su ara amerikan vatandasi olarak kardesinize green card almaniz 10-12 yil suruyor diyeyim, artik nerenizle gulersiniz onu size birakayim. Is yoluyla green card almak isteyenlerin durumu da pek parlak degil. Oncelikle sponsor olacak bir isveren bulup calisma vizesi almasi gerekiyor nitelikli calisanlarin. Bunun en yaygini H-1B vizesi. Onu da 195 binden 65 bine indirdiler, bu yil daha acildigi gun doldu kota, agzimiz acik bakakaldik.
Bu tur calisma vizesi ile gelip de green card almak isteyenlerin gecmesi gereken bazi asamalar var. Son asamada uzuuun zamandir bir bekleme suresi vardi. Ilk asamalari daha hizli sonuclandiriyor USCIS (US Citizenship & Immigration Services) ama son asama aksine iyice uzadigi icin - ulusal guvenlik adina yapilan sicil kontrol islemleri bitmek bilmiyor - ilk asamalari gecenler burda kapiya yigilmaya basladi. Sonucta pek birsey degismemis oldu aslinda. Talebin en cok oldugu Cin, Hint, Meksika ve Filipin asilli calisanlarin kotalari daha cabuk doluyordu. Zaten bu dordu bir de digerleri var diger tum ulke vatandaslarini kapsayan. O dordune acilan kapilar uzun zamandir kapaliydi, digerleri de bir sure sonra katilmisti yanlarina, kota yeniden acilsa da basvursak diye bekliyordu millet. Tabi bu arada mevcut calisma vizelerinin kaybedilmemesi yani isten cikarilmamak, onlari duzenli olarak uzatmak yani bir ton para ve stress harcamak gerekiyor.
1-2 hafta once Department of State cikip tamam tum kategoriler icin kotalar aciktir, Temmuz ayi boyunca, hatta belki biraz da Agustos'da acik kalacak buyurdu. Hadiii tum bekleyenler, avukatlar vs ayaklandi, deli gibi dokuman hazirlanmaya, belge toplanmaya basladi, sira bekleyenler doktor raporu almak icin kosturmaya basladi, ilk basvurularin kabul edilecegi 2 Temmuza yetisme derdine dustuk. Bizim ofiste izinler kaldirildi, gecici eleman mi alsak hesaplari yapildi, sabahlamaya ne zaman basliycaz konulu emailler ortada dolanirken hop yeni bir bulten yayinlandi: eeee biz kota acildi mi dedik, yok canim hemen inandiniz mi, oyle demek istemedik aslinda, kota dolmus bak bu ise, Ekimde yeniden goruselim o zaman bakariz gibi ultra abuk bir suru laf. Saka gibi. Herkes sok. Bulteni hazirlayan Department of State (DOS), ona o bilgileri veren USCIS. Ikisi de sorumluluk kabul etmiyor. Biri diyor onlar var dedi oburu diyor hayir demedik. AILA (American Immigration Lawyers Association) ayaga kalkti tabi, dalga mi geciyorsunuz siz bizim muvekillerimizle, bu ne ciddiyetsizlik diyerek. Simdi toplu dava acmaya hazirlaniliyor. Kotanin acilamadan dolmasinin bir sebebinin de Temmuz sonunda tum vize vs gocmenlik islemlerinde uygulanmaya baslanacak yaklasik %66'lik zam oldugunu dusunuyoruz, cok mu fesadiz?
Bu tur calisma vizesi ile gelip de green card almak isteyenlerin gecmesi gereken bazi asamalar var. Son asamada uzuuun zamandir bir bekleme suresi vardi. Ilk asamalari daha hizli sonuclandiriyor USCIS (US Citizenship & Immigration Services) ama son asama aksine iyice uzadigi icin - ulusal guvenlik adina yapilan sicil kontrol islemleri bitmek bilmiyor - ilk asamalari gecenler burda kapiya yigilmaya basladi. Sonucta pek birsey degismemis oldu aslinda. Talebin en cok oldugu Cin, Hint, Meksika ve Filipin asilli calisanlarin kotalari daha cabuk doluyordu. Zaten bu dordu bir de digerleri var diger tum ulke vatandaslarini kapsayan. O dordune acilan kapilar uzun zamandir kapaliydi, digerleri de bir sure sonra katilmisti yanlarina, kota yeniden acilsa da basvursak diye bekliyordu millet. Tabi bu arada mevcut calisma vizelerinin kaybedilmemesi yani isten cikarilmamak, onlari duzenli olarak uzatmak yani bir ton para ve stress harcamak gerekiyor.
1-2 hafta once Department of State cikip tamam tum kategoriler icin kotalar aciktir, Temmuz ayi boyunca, hatta belki biraz da Agustos'da acik kalacak buyurdu. Hadiii tum bekleyenler, avukatlar vs ayaklandi, deli gibi dokuman hazirlanmaya, belge toplanmaya basladi, sira bekleyenler doktor raporu almak icin kosturmaya basladi, ilk basvurularin kabul edilecegi 2 Temmuza yetisme derdine dustuk. Bizim ofiste izinler kaldirildi, gecici eleman mi alsak hesaplari yapildi, sabahlamaya ne zaman basliycaz konulu emailler ortada dolanirken hop yeni bir bulten yayinlandi: eeee biz kota acildi mi dedik, yok canim hemen inandiniz mi, oyle demek istemedik aslinda, kota dolmus bak bu ise, Ekimde yeniden goruselim o zaman bakariz gibi ultra abuk bir suru laf. Saka gibi. Herkes sok. Bulteni hazirlayan Department of State (DOS), ona o bilgileri veren USCIS. Ikisi de sorumluluk kabul etmiyor. Biri diyor onlar var dedi oburu diyor hayir demedik. AILA (American Immigration Lawyers Association) ayaga kalkti tabi, dalga mi geciyorsunuz siz bizim muvekillerimizle, bu ne ciddiyetsizlik diyerek. Simdi toplu dava acmaya hazirlaniliyor. Kotanin acilamadan dolmasinin bir sebebinin de Temmuz sonunda tum vize vs gocmenlik islemlerinde uygulanmaya baslanacak yaklasik %66'lik zam oldugunu dusunuyoruz, cok mu fesadiz?
Salı, Temmuz 03, 2007
Presidential "Ayip"
Bush kendisinden beklendigi uzere, Scooter Libby’nin hapis cezasini agir bulup affetti dun aksam. I. Lewis “Scooter” Libby, Vice President Dick Cheney’in Ulusal Guvenlik konusunda danismanlarindan biri idi. Irak savasi ile ilgili Bush hukumetinin skandallarindan biri federal suc olmasina ragmen gizli servis ajani Valerie Plame’nin kimligini basina sizdirmasi idi.
Sebep? 6 Haziran 2003’de New York Times da “What I did not find in Africa” adinda bir yazisi yayinlanan yazida Valerie Plame’in kocasi Bush hukumetinin Irak, Nijerya baglantisi hakkindaki istihbarati bilincli olarak savas icin bahane ettigini yazmisti…
NY Times yazarlarindan ve savas lehine yazilari ile bilinen Judith Miller onceleri kimden bu bilgiyi aldigini aciklamamis, hatta bu yuzden hapis yatmisti. O donem Bush, “sorumlusu her kim ise cezalandirilacak” filan diyordu. Ancak diger gazeteciler Scooter Libby’I isaret edince is cetrefillesti. Konu ile ilgili detayli bir dokuman var wikipedia’da.
Libby hapis cezasina carptirilinca, pek cok ‘unlu’ republican yargica “soyle iyidir boyle buyuk hizmet vermistir” turu yazilar gonderip hapis cezasina carptirilmamasini istemislerdi. Temyiz mahkemesi de “gecikmeden hapse gitmesi” kararina varinca, gozler Bush’a cevrilmisti. Sonucta Bush, bu islerin icinde. 2006’da 8 yargici politik sebeplerle isten atmasi uzerine medyada komik durumlara dusen Alberto Gonzales’I de cikmis savunmustu. Kendi ekibi soz konusu olunca tum yetkilerini kullandigi icin acaba “Presidential pardon” yetkisini kullanip onu da affeder mi diye soranlara hapis cezasinin kesinlesmesinden 5 saat sonra cevap geldi.
Digg’de gelen yorumlarda milletin nasil ofkeli oldugunu gorebilirsiniz. Yahu gelmedi su 2008, bir kurtulsak su adamdan. Yetti be!
Sebep? 6 Haziran 2003’de New York Times da “What I did not find in Africa” adinda bir yazisi yayinlanan yazida Valerie Plame’in kocasi Bush hukumetinin Irak, Nijerya baglantisi hakkindaki istihbarati bilincli olarak savas icin bahane ettigini yazmisti…
NY Times yazarlarindan ve savas lehine yazilari ile bilinen Judith Miller onceleri kimden bu bilgiyi aldigini aciklamamis, hatta bu yuzden hapis yatmisti. O donem Bush, “sorumlusu her kim ise cezalandirilacak” filan diyordu. Ancak diger gazeteciler Scooter Libby’I isaret edince is cetrefillesti. Konu ile ilgili detayli bir dokuman var wikipedia’da.
Libby hapis cezasina carptirilinca, pek cok ‘unlu’ republican yargica “soyle iyidir boyle buyuk hizmet vermistir” turu yazilar gonderip hapis cezasina carptirilmamasini istemislerdi. Temyiz mahkemesi de “gecikmeden hapse gitmesi” kararina varinca, gozler Bush’a cevrilmisti. Sonucta Bush, bu islerin icinde. 2006’da 8 yargici politik sebeplerle isten atmasi uzerine medyada komik durumlara dusen Alberto Gonzales’I de cikmis savunmustu. Kendi ekibi soz konusu olunca tum yetkilerini kullandigi icin acaba “Presidential pardon” yetkisini kullanip onu da affeder mi diye soranlara hapis cezasinin kesinlesmesinden 5 saat sonra cevap geldi.
Digg’de gelen yorumlarda milletin nasil ofkeli oldugunu gorebilirsiniz. Yahu gelmedi su 2008, bir kurtulsak su adamdan. Yetti be!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)